Kahvaltı sonrası gemiden şehre gitmek üzere shuttle servisine bindik. Limanda şehre gidebileceğiniz taksiler ve halk otobüsleri de var. Sadece Çin Yuanı alıyorlar. Ancak biz ücretsiz gideceğimiz shuttle servisini tercih ettik. Shuttle servisinin gidiş ve özellikle son dönüş saatlerine dikkat ederek gezi planımızı yaptık. Gemi gezilerinde geminin limandan ayrılış hareket saati çok önemlidir ve en son kaçta gemide olmanız gerektiği çıkarken size söylenir. Cruise gemi seyahatlerinde dikkat edilecekler yazımızı lütfen okuyunuz.

Önce shuttle servinin iniş noktası olan ve şehrin merkezinde ki Plaza Hollywood alışveriş merkezine uğradık.  Alışık olduğumuz şekilde her AVM’de görülecek spor kıyafetleri, spor malzemeleri, deri eşyalar, ayakkabılar, çantalar, mücevher, elektronik, sağlık ürünleri, eczane, ev mobilyaları, hediyelik eşya dükkanları içermektedir.  Plaza Hollywood, Batı ve Asya mutfağından yemekler sunan restoranlara ve sinemaya sahiptir. Ancak domuz yılı kutlamaları için çoğu yer kapalı idi. Biz de vakit kaybetmeden Nan Lian Garden parkına gittik.

Nan Lian Garden

Diamond Hill bölgesinde bulunan Nan Lian Garden, Tang Hanedanı tarzında inşa edilmiştir ve yaklaşık 35.000 metrekarelik bir alanı kaplar.  

Bahçe tek yönlü dairesel rota şeklinde tasarlanmıştır. Bahçeye gelenler bu rotayı takip ederek iki su havuzu (Lotus Pond ve Blue Pond), birçok ağaç özellikle Uzak doğunun simgesi haline gelen Bonsai denilen küçük ağaçları, iki Zi Wu Köprüsü, Rockery bölümünü gezebilirler.

The Rockery bölümünde yani taşların sergilendiği salonda ki yazı “Cennetin ve Dünyanın (toprağın) özü kayaları oluşturmak için birleşti” şeklinde.  Her yerde yazılan Çince yazıların arasında anladığımız bir cümle çıktı. Ayrıca, hediyelik eşya dükkanı, vejeteryan yemek salonu, Çin çay evi bulunmaktadır. 

Çin Kereste Mimarisi Galerisinde hiç çivi kullanmadan evlerin nasıl yapıldığı sergilenmektedir. Çin inancında evler ahşaptan yapılmışsa ağaçların ömrünün çok daha uzun olduğudur. Ahşabın bölümleri bir bilmece şeklinde birbirine kilitlenir. 

Oldukça büyük olan bahçeyi hızlı bir şekilde dolaşıyoruz. Dolaşma sırasında şehrin kocaman gökdelenlerinin arasında böyle bakımlı, sakin bir bahçede dolaşmak insana huzur veriyor. Hele göldeki rengarenk balıklar çok güzel. Bunlar adını sonradan öğrendiğimiz Koi balıkları ve Japonca’da sazan kelimesine karşılık geliyormuş. Ücretsiz gireceğiniz bahçede sigara içmek yasak olup hayvan ve evcil hayvanların girişi de özel izin verilmedikçe yasaktır.

Chi Lin Rahibe Manastırı

Hong Kong’da mutlaka görülmesi gereken en etkileyici yerlerden biri olup Nan Lian Garden’in  tam karşısında bulunuyor. 1930 yıllarında inşa edilen  manastır Tang Hanedanlığı’nı hatırlatıyor. Ancak 1998 yılındaki restorasyon çalışmalarında çivi kullanılmayacak şekilde tasarlanmış.  Manastır hakkında edindiğimiz bilgilere göre, girişte üç farklı kapı bulunmaktadır. Birincisi şefkat, ikinci bilgelik ve üçüncüsü insanların becerilerini temsil ediyormuş.

Manastırın  ilk avlusunda Western Lotus Pond Garden var. Bahçedeki gölde nilüferler ve bahçedeki Bonsai ağaçları görülmeye değer. Lotus Pond Garden göletinde ejderha kafası heykeller var. Çin’de, ejderha gücün sembolüdür. Zaten Uzak doğuda birçok yerde ejderha heykelleri görmek mümkün.

Manastırın ana salonunda Sakyamuni Buda’sı denilen büyük bir Buda heykeli var Bodhisattva Manjusre ve Bodhisattva Samantabhandra olarak bilinen Budist dininin iki kutsal insanı Buda’nın iki yanındadır. Buda’nın takipçilerinden ikisi heykelin yanında ayakta duruyor. Bunlar Mahakasyapa ve Ananda olarak bilinir. Fotoğraf çekimleri sadece manastırın avlusunda yapılabilir. Manastıra giriş ücretsizdir. Çin kültürünü görmek açısından gezilmesi gereken bir yer.

Zaman geldi. Gemiye dönmek üzere shuttle servisine gidiyoruz. Saat 17.00’de limandan ayrılacağız.