Cherchell’den Tipaza’ya doğru yola çıktık. Cherchell yazımız burada. Cherchell ve Tipaza birbirlerine çok uzak değil. Sadece 30 dakikalık bir yolumuz var.

Tipasa ya da Tipaza Cezayir’de ki 7 UNESCO Dünya Mirası Alanından biri (Listeye 1982’de eklenmiş) ve Kuzey Afrika’nın en ünlü Roma kalıntılarından biridir. Tipasa üç ayrı alandan oluşan bir komplekstir: iki arkeolojik park ve Cezayir’in batı Sahel platosunda, Tipasa’nın 11 km güneydoğusunda yer alan Moritanya Kraliyet Mozolesi.



Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Öncelikle Albert Camus’a ilham veren ve ünlü eseri “Noces à Tipas (Tipasa’da Düğün)” nın yazılmasına neden olan mozaiklerinin üzerinde yürüdüğümüz, Hristiyan Bazilikasını, tiyatrosunu göreceğimiz, muhteşem deniz manzaralı, Antik kent Tipasa’dayız. Tipasa arkeolojik alanı, Mağrip’in en olağanüstü arkeolojik komplekslerinden birini ve belki de MÖ 6. yy’dan MS 6. yy’a kadar yerli uygarlıklar ile farklı temasların incelenmesi açısından en önemli. Bu kıyı kenti, ilk olarak Kartacalıların ticaret merkeziydi.



Tipaza Antik Kenti, Cezayir’in kuzeybatısında, Akdeniz kıyısında yer alan tarihi bir Roma şehridir. MÖ 3. yüzyılda Fenikeliler tarafından kurulan yerleşim, daha sonra Roma İmparatorluğu’nun önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline gelmiştir. Roma döneminde Mauretania Caesariensis eyaletinin önemli şehirlerinden biriydi. Günümüzde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Tipaza, iyi korunmuş kalıntılarıyla arkeolojik bir hazinedir.
Gladyatör dövüşlerinde kullanılan amfi tiyatro bizleri karşılıyor. Antik kentte başka bir tiyatro daha bulunmaktadır.


Amfitiyatronun yakınında, şehrin iki ana ekseninin kesiştiği noktanın her iki tarafına iki tapınak inşa edilmiş. Bunlardan ilki, Hristiyanlık döneminde bazilikaya dönüştürülen Yeni Tapınak olarak adlandırılır; ikincisi ise isimsizdir.
Her ikisi de aynı geleneksel plana göre inşa edilmiştir. Orada hangi tanrılara tapınıldığı bilinmemektedir. İsimsiz tapınağın merdivenini iki kıvrımlı sütun çerçeveliyor.




Antik kentte yola devam ederek evleri görüyoruz. Şehrin evlerinin büyüklüğü dikkat çekici, odaları, mutfağı ve kileri mevcut.




Sütunlu caddeden geçiyoruz ve denize doğru gidiyoruz.


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Antik kentte yaklaşık 4. yy’da inşa edilen Büyük Hristiyan Bazilikası‘na geliyoruz. Roma Afrikası’nda kazılan en büyük Hristiyan yapısıdır. Bazilika, 58 m uzunluğunda ve 42 m genişliğinde olup, kemerlerle ayrılmış 7 neften oluşmaktadır ve bu kemerlerin bir kısmı hala görülebilmektedir. Bazilikanın zeminini ve orta koridorlarını yaklaşık 700 metrekare mozaik kaplamaktadır.



Veee karşımızda muhteşem manzaralar.




Şehirdeki ikinci tiyatro 4. yy da yapılmış olup 3000 kişiliktir. Ses akustiğini sağlamak amacıyla konkav bir dizayn tercih edilmiştir.

Şehrin çeşmesi at nalı şeklinde. Burada çeşmenin esasında kolonlar yukarı doğru uzanıyor ve üstü kapalıymış. Çeşmeler Nymphaion olarak adlandırılmakta.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Tipaza antik kentinde denize bakan bir yerde 20. yüzyılın en güçlü Fransız yazarlarından biri olan ve 1913’te Cezayir’in Mondovi kasabasında doğan Albert Camus anısına dikilmiş bir anıt ilgi çekici. Tipaza’yı en iyi anlatan sözlerden birisi Cezayir asıllı Fransız yazar Albert Camus’ye ait: “Tipaza, Tanrılar’ın yeryüzündeki evi.”

İşte bu stel 1961 yılında Albert Camus’un anısına, onun Noces à Tipas a adlı eserinden Fransızca olarak alınan şu ifadeyle dikilmiştir: “Burada, şan şöhretin ne olduğunu anlıyorum: sınırsız sevme hakkı.” (“Je comprends ici ce qu’on appelle gloire : le droit d’aimer sans mesure.”)
İlkbaharda Tipasa, tanrılar tarafından mesken tutulur ve tanrılar güneşte ve denizin gümüş zırhında, ham mavi gökyüzünde, çiçeklerle kaplı harabelerde ve taş yığınları arasındaki büyük ışık kabarcıklarında konuşurlar. Günün belirli saatlerinde kırsal alan güneş ışığıyla kararır. Gözler, kirpiklerde titreyen ışık damlaları ve renklerden başka bir şey algılamaya boşuna çalışır. Aromatik bitkilerin yoğun kokusu boğazı yırtar ve engin sıcakta boğucu bir etki yaratır. Uzakta, köyün etrafındaki tepelere kök salmış, yavaş ve ağır bir ritimle hareket eden ve sonunda denizde çömelen Chenoua’nın kara kütlesini zar zor seçebiliyorum. Albert Camus – Tipasa’da Düğün

Tipaza Antik kenti’in etkileyici güzelliğinden yavaş yavaş ayrılıyoruz.



Tipaza Antik Kenti ziyaret saatleri kış ve yaz mevsimine göre değişiklik göstermekte. Kent haftanın her günü açık. Kışın 09.00-17.00/Yazın 09.00-20.00. Giriş ücretli.
Antik kentten ayrılıyor, olmazsa olmaz hediyelik eşya dükkanlarını geziyoruz.


Yola çıkmadan önce Terraza restoranda yemek molası veriyoruz. Bizim ilgimizi yemekten çok Meksika Wings kanatları çekti, tabi ki kanatlar ile fotoğraf çekinmeyi ihmal etmiyoruz.



Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Mauretania Kraliyet Mozolesi
Mauretania Kraliyet Mozolesi, Cezayir’in Tipaza vilayetinde Cherchell ve Cezayir arasında yol üzerinde bulunan mezarlık anıtıdır. Bu türbe Numidya Kralı I. Juba’nın oğlu Berberi Kralı II. Juba ve Mauretenia hükümdarları Kraliçe II. Kleopatra Selene’nin gömüldüğü rivayet edilen yerdir. Mauretania Kraliyet Türbesi, Cezayir’de deniz seviyesinden yaklaşık 250 m yükseklikte bir tepe üzerine inşa edilmiştir.



Bu türbeye ayrıca “Hristiyan bir kadının mezarı” da denmektedir. Anıt tamamen taştan yapılmış olup, ana yapısı kare bir taban üzerine koni veya piramit şeklinde bir tepeyle çevrili dairesel bir formdadır. Kare taban 60 ila 60,9m2 ölçülerindedir. Anıtın yüksekliği başlangıçta yaklaşık 40 m idi. Doğal etkenler ve vandalizm nedeniyle türbenin gördüğü hasar nedeniyle, anıtın yüksekliği şu anda 30-32,4 m civarındadır.


Anıtın tabanı, başlıkları muhtemelen çalınmış olan 60 iyonik sütunla süslenmiş. UNESCO türbeyi 2002 yılında beri koruma altına almış.



İçeride ne olduğunu merak ediyorsunuz değil mi? Biz de ettik ancaaaaaaak giriş kapısı kapalı ve insanlar burada hiçbir ceset bulunmadığını söylüyor. Yani türbe içerisine girilmiyor.


Mozoleye nasıl gelirim? Maalesef, Mauretania Kraliyet Mozolesine toplu taşıma aracı bulunmamaktadır. Bu nedenle ancak Tipaza’dan taksiyle gelebilirsiniz. Türbeye giriş ücretli.
Cezayir’e geri dönüyoruz.


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.



