Tarifa ya da Rüzgarın Dünyası diyebilirsiniz. Nasıl ki Sevilla Flamenko’nun Başkenti olarak anılırsa Tarifa’da bu adla bilinir. Aslında Endülüs bölgesinde yazın sıcaklık 40 dereceye  kadar çıkarken Tarifa rüzgar ve deniz sayesinde ılıman bir iklime sahiptir.

Özellikle plajları, denizi ve aklınıza gelebilecek her türlü eğlenceli su sporlarını uçurtma sörfü, sörf veya rüzgar sörfü, tüplü dalış ve hatta doğa severler için tırmanma gibi tüm aktiviteleri yapabileceğiniz bir yer olması bakımından turistler ve gezginler tarafından tercih edilmektedir. Bu bölgede yağmur yağma olasılığı da hemen hemen yok.

Tarifa’nın asıl dikkat çekici özelliği ise Avrupa’nın güneydeki en uç noktası olmasıdır.

Tarifa Avrupa’nın güneydeki uç noktası

Isla de las Palomas Avrupa’nın güneydeki en uç noktası. Portekiz’de batıdaki en uç noktaya ulaşmıştık. Şimdi ise güneydeki en uç noktadayız.
Bir tarafımız Atlas Okyanusu, diğer tarafımız Akdeniz.

Kısacası Akdeniz ve Atlas Okyanusunun buluşma noktasındayız. Muhteşem bir duygu.

Yarım adanın ucuna doğru yürüyoruz. Isla de lasPalomas‘a giden bu yol ilk kez 1808’de kurulmuş.

İnanılmaz rüzgar alan bir yer, neredeyse uçacağız.

En uç noktasındaki feneri görmek istiyoruz. Maalesef fenerin olduğu uç kısım geziye kapalı. Buraya gelen herkes gibi hayal kırıklığına uğradık. Bazı kişiler denizden kayalıklardan çıkmayı denediler ama maalesef başarılı olamadılar.

Tarifa’da bu noktada iseniz Avrupa’nın en uç noktasındasınız demektir.

Deniz Fenerini ertesi gün Fas’a geçerken feribottan görebildik. Deniz feneri insansız 33 metre yüksekliğinde. Deniz feneri Algeciras Liman İdaresi tarafından muhafaza ediliyormuş. Karadan göremedik ama denizden çok güzel görünüyor.

Ertesi gün Fas’a geçeceğimiz feribotlar, rüzgar, plaj ve deniz, harika manzaralar. Ada Island of Pigeons yani Güvercin Adası olarak da bilinmekte.

Castillo de Guzman el Bueno Tarifa’nın en eski ve en iyi korunmuş tarihi kalesi. 11.yy’da inşa edilmiş bir kale. Efsaneye göre adını 12.yy’da Mağribilerin kale kuşatması esnasında esir alınan oğlunu feda ederek, kaleyi teslim etmeyen o dönemin komutanı “Alonso Perez Guzman“dan almış.

Giriş ücreti çok düşük ama İspanya’da o kadar çok kale gördük ki bu sefer içeriyi gezmeyi tercih etmedik. Zaten dışarıdan muhteşem surlarını görüyoruz.

Punta Paloma Tarifa’ya 10 km uzaklıkta geniş kumsallara sahip muhteşem manzaralı bir yer. Playa de Valdevaqueros’a iniyoruz.


Valdevaqueros plajına ağaçlık alandan iniyoruz.

Muhteşem kumsala ve manzaraya ulaşıyoruz.

Giderken yolun kum ile kaplı olduğunu görmek ilginç. Ama baştan söylemiştik ya Tarifa “Rüzgarın Başkenti”. Ve kum fırtınası burada normal bir olay. Yol kum temizleyici araçlarla temizleniyor. Her yerde kar temizleyici araç görecek değiliz ya bu sefer de kum temizleyiciler karşımızda

Puerta de Jerez Jerez Kapısı, günümüzde kalan dört orijinal kapıdan en eski olanı ve Mağribi şehir surlarından geçen tek giriş noktasıdır. Üzerinde Tarifa tarihinde önemli bir olayı açıklayan levha bulunmakta. Levhadaki yazı Çok asil, çok sadık ve kahraman Tarifa şehri. Moors saltanatına karşı Sancho IV El Bravo kazandı. 21 Eylül 1292. Eski şehre buradan geçiliyor hatta eski şehre giden araçlar bile kemerin içinden ve özenle geçiyor.

Şehri dolaşırken tepede bir yapı görüyoruz.

Castillo de Santa Catalina Aslında kale tarzında 16. yüzyıldan kalan, aynı adı taşıyan küçük bir tepe üzerine kurulmuş bir gözlem kulesidir. ‘Kale’, köşelerinde mudejar kemerli ve balkonlara sahiptir. Tarifa’nın çok sevilen sembolü haline gelmiştir. Akdeniz , Playa Chica’ya, Isla de las Palomas, Atlantik Okyanusu’na ve Playa de los Lances’e açılan stratejik bir konuma sahiptir. Şu anda halkın ziyaretine kapalıdır.

San Mateo Kilisesi, Calle Sancho IV el Bravo’da eski kentin merkezinde bulunan kilise. Şehrin tüm büyük düğünleri ve dini bayramları burada düzenleniyormuş.

Statue of El SantoTarifa Limanı’ndaki El Santo Heykeli.

Tarifa’dan hediyeliklere bakarak 1969 yılında yapılmış olan Tarifa Viadükten geçerek Cadiz’e doğru gidiyoruz.