Aşkabat’tan yaklaşık 4 saat süren bir yolculuk sonrası Mary şehrine geldik. Burada Mary Myhmanhanasy otelinde konaklayacağız. Mary şehrinde konaklarken iki ayrı rotamız var. Tarihi Merv şehri ve Antik Margush Krallığını göreceğiz.

Sabah Mary şehrinde dolaşıp öğle yemeği sonrası hiç duymadığınıza inandığımız bir yere gidiyoruz. Mary şehrini sizlerle ayrı bir dosya olarak paylaşacağız. Bugüne kadar Dünya’da birçok antik uygarlıkları Mısır, Mezopotamya, Hindistan, Çin’de duymuştuk. Hatta bazılarını da gördük. Ama gideceğimiz bu yeri biz de hiç duymamıştık. Karakum çölünde saklı Margush Krallığı ya da Margush Medeniyeti’nin yaşadığı yere gidiyoruz. Orası da neresi? dediğinizi duyar gibiyiz. Tam 4000 yıl önce ortadan kaybolan Margush Krallığı ya da günümüz Türkmenistan’ında kurulmuş olan Margush-Margiana (Konur Tepe-Gonur Tepe) Krallığı. Hadi yola çıkalım. Yola çıkmadan arazi araçlarına 3’erli gruplar olarak dağılıyoruz. Rehberimizin belinde, dizlerinde rahatsızlıkları olanlar için çok zor bir yolculuk bizi bekliyor uyarısı nedeniyle bazı arkadaşlarımız katılmadı. Biz de merak etmeye başladık. Ne kadar zor olabilir diye. Aklımıza Kazakistan-Aktau-Mangıstav Çöllerinde yaptığımız off road gelince burasının daha zor olmayacağını düşündük ve yola çıktık. Kazakistan-Aktau-Mangıstav yazımız burada. Off-road videoları you tube kanalımızda.

Aracımıza bindiğimizde şoförümüze rehberin yolculuk zor dediğini söyledik. Bize özellikle Margush tabelasında 30 km yazısından sonra gerçekten çok zor bir yolculuk olacak dedi. Gideceğimiz yol 30 km. kısa mesafe gibi görünüyor ama birkaç saatte zor alırız dedi. Neyse merakımız daha da arttı ve yola çıktık.

Gerçekten zorlu yollardan geçerken develer bize merhaba diyor.

İşte Margush 30 km tabelası. Bakalım yollar nasıl daha zor olacak derken arabanın içinde hoplayıp zıplamaya başlıyoruz.

Biraz da hızlı gidiyoruz. Çünkü hava kararmadan antik kente ulaşmaya çalışıyoruz.  

İşte antik kente ulaştık dedik ve araçlardan indik. Güneş batmak üzere. Çok hızlı hareket etmemiz gerek.

Şehrin duvarlarına ulaşmak için biraz daha yürüyoruz ve işte duvarların yanındayız. Margush saray ve tapınak kompleksi; uzun tuğla duvarlarla çevriliydi. Savunma duvarı olamayacak kadar ince duvar, muhtemelen 10 hektarlık “özel mahalleyi” sıradan mahalle sakinlerinden ayırmak için kullanılıyordu.

Konur Tepe (Gonur Tepe); Karakum Çölü merkezinde, Murgab Nehri deltasındaki 300 yerleşim arasındaki en büyük arkeolojik alandır. Arkeologlar; krallığın, MÖ 2300-2250 yıllarında ortaya çıktığını ve yaklaşık 600-800 yıl boyunca var olduğunu keşfetmiştir. Bu uygarlığın adı ilk olarak Pers Kralı I. Darius’un Behistun Yazıtı’nda birkaç satır olarak geçmiş. ‘‘Margush Ülkesi, huzursuzdu, ben teskin ettim.” demiş. Bu ülkenin adı; Zerdüst dininin kutsal kitabı Avesta’da da geçmiştir. Zerdüştlüğün; o ülkede de büyük kabul gördüğü belirtilmiştir.

Antik çağda, Yunan yazarlar bu ismi Margiana’ya dönüştürdüler ve 20. yy’ın ikinci yarısında Kuzey Afganistan ve Güney Türkmenistan’da yapılan arkeolojik keşifler, Margiana ve Baktriya arasındaki yakın ilişkilerin kesin kanıtını verdi. Tam 54 yıl önce, 1972’de ünlü arkeolog Viktor Sarianidi ve meslektaşları Karakum çölünde bir tepe keşfetti. Bu tepe, bol miktarda seramik parçasıyla doluydu. Kırık seramiklerin dağılması, bir zamanlar burada bir şehir veya başka insan yerleşimlerinin var olduğunun kesin bir işaretiydi. Yerel çobanlar bu tepeye Gonur Depe adını verdiler; bu kelime kısa sürede arkeoloji dünyasında tanındı ve küresel bir üne kavuştu.

Murgab nehri deltasında, yaklaşık iki yüz köy arasında en büyük şehrin kalıntılarını ortaya çıkarmak için onlarca arkeolog ve yüzlerce işçinin kırk yıllık yoğun çalışması gerekti; bu bölgede neredeyse dört bin yıl önce insanlar yaşamıştı.

Gonur nekropolünün kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan mezarlarda bulunan çeşitli mezar eşyaları, aynalar, büyük iğneler, kozmetik şişeleri, bronz bileklikler, gümüş süs eşyaları ve alçıtaşı ve seramik vazolar küçük bir müzede sergilenmekte. Havada iyice karardı.

Antik kentin girişinde küçük bir odada burayı bulan ve kazıları yöneten arkeolog Viktor Sarianidi’nin odası ve çalışmaları korunmakta.  

Margush antik kentinden gecenin karanlığında ayrılıyoruz. Yine zorlu yollardan Merv’e dönüyoruz.