Varanasi ya da diğer adıyla Benares,  Hindularca kutsal sayılan Ganj nehrinin yanında yer alır ve binlerce yıldır burada ibadet etmek için ülkenin her yanından gelenleri ve bizim gibi görmek için gelen ziyaretçileri misafir eder. Varanasi, Varanasi’nin koruyucu tanrısı olan Tanrı Şiva’nın şehri olarak bilinir ve Hinduizm’in en kutsal yerlerinden biridir.

Ganj Nehri ya da Hindu dilindeki adıyla Ganga Hindistan’ın kuzey topraklarından ve Bangladeş’ten geçen 2.704 km uzunluğundaki akarsu. Ganj Nehri, Hinduizm inancına göre kutsaldır. Hindular nehri Tanrıça Ganga’nın kişileştirilmiş formu olarak kabul ederler ve nehre taparlar. İnançlarına göre belirli günlerde nehirde yıkanmak günahların affedilmesi ve tövbelerin kabul görmesini sağlar.

Nehir boyunca, Hinduların banyolarını yaptıkları, çamaşırlarını yıkadıkları, ölülerini yaktıkları ghat’lar vardır. Varanasi’de, Varuna ve Assi nehirleri arasında 88 tane olan ghat’lar Ganj nehrinin, yılın her döneminde yükselip alçalmasına önlem olarak nehre doğru inen basamaklar şeklinde yapılmıştır.  Bu ghat’lardan en ünlülerini dolaşalım.

Dasaswamedh Ghat: Kutsal Varanasi şehrinde ghat’ların en önemlisidir. Kelime anlamı “Brahma’nın 10 at kurban ettiği yer” demektir. En eski ve en kutsal ghatlardan birisi olan Dashashwamedh’de her akşam yaz-kış demeden Ganga Aarti (kutsal ateş ritüeli) yapılır. Bizde Ganga Aarti törenlerini izleme fırsatı bulduk.  

Kedar Ghat: Ghat’ların en ünlülerinden birisi. Bu ghat’ın popüler olmasının sebebi ghat’ta yer alan Lord Shiva’ya adanan Kedareshwar Tapınağı’nın bulunması.

Tapınak tabanında Lord Shiva’nın karısı Gauri’nin bir resminin bulunduğu küçük bir su havuzu Gauri Kund’un bulunması da ayrıca önemlidir. Varanasi’de çok saygı duyulan antik kutsal alanlardan biridir.

https://www.youtube.com/shorts/CgGZXTRw5Fg?feature=share

Burası birçok kırmızı ve beyaz basamaklardan oluşmuş çok renkli bir ghat. Merdivenler oldukça kaygandır, buraya gelecekseniz dikkatli olmalısınız.

Narad Ghat: Adını burada meditasyon yaptığına inanılan Hindu bilge Narada’dan alan Narad Ghat’tayız. Narada Ghat veya Narad Kund Ghat olarak da bilinen Narad Ghat efsaneleri ile ünlü. Neden mi?

Narad Ghat’ta çiftlere birlikte banyo yapmak yasaklanmış. Evet yanlış okumadınız. Ganj nehrinin her yerinde banyo yapılırken pardon yıkanırken burada özellikle evli çiftlere birlikte yıkanmak yasaklanmış.

İnsanlar, çiftlerin birlikte banyo yapması durumunda ileri ki hayatlarında sorunlarla karşılaşacaklarını ve evlilik hayatlarının büyük ölçüde etkileneceğini düşünüyorlar. Eğer evli değilseniz yada birlikte olduğunuz bir kişi yoksa özellikle sabahın erken saatlerinde ve akşam saatlerinde Narad Ghat’ta Ganj’a kutsal bir dalış yapmak uğur kabul edilir.

https://www.youtube.com/shorts/v8DjdiPZ5dM?feature=share

Diğer ghat’ları ise Ganj nehrinde yaptığımız tekne turunda karşıdan izledik.

Lalita Ghat: Adını Hindu Tanrıçası Lalita’dan almıştır ve 19. yy’ın başlarında Nepal Kralı Rana Bahadur Şah tarafından yaptırılmıştır.

Ahilyabai Ghat: Adını, şehrin büyük bir hamisi olan ve Varanasi’deki birçok ghat ve tapınağın inşasıyla tanınan Maratha İmparatorluğu’nun ünlü kraliçesi Ahilyabai Holkar’dan almıştır. Ahilyabai Ghat, kutsal nehre dalmak ve çeşitli dini ritüelleri gerçekleştirmek için popüler bir mekandır.

Darbhanga Ghat: Tekne yolculuğu sırasında en çok dikkat çeken ghat’lardan. Uzaktan bakıldığında büyük, eski bir saraya benziyor.  Burası Varanasi’deki en pahalı otellerden olan BrijRama Palace 18. yy’da inşa edilmiş olup Varanasi’nin en eski yapılarından biri olarak kabul edilmektedir.  

Digpatiya Ghat: Bengal Kralı Digpatiya tarafından 18. yy’ın sonlarında inşa edilmiş. Ghat’ın tepesinde aynı hükümdar tarafından taş ve tuğlalarla inşa edilmiş devasa bir kale bulunmakta.

Babua Pandey Ghat: 1805 yılında burada bir güreş alanı kuran Babua Pandey isimli ünlü bir pehlivan onuruna inşa edilmiştir.

Burada dikkatimizi çeken kıyıya serilmiş çamaşırlar. Nasıl böyle beyaz olabiliyorlar acaba diye düşünmeden edemedik.

Kshemeshwar Ghat: Varanasi’nin tarihi ve dini açıdan önemli ghat’larından birisidir. Ghat kompleksi, derin manevi öneme sahip bir yerdir. Lord Shiva’nın bizzat yaşadığı söylenen bu kutsal yer tanrısallığın sembolleri olarak saygı görüyor ve adananlar arasında büyük önem taşıyor.

Hanuman Ghat: Adını en önde gelen Hindu tanrılarından biri olarak kabul edilen Lord Hanuman’dan almıştır. Turistlerin sakin ve huzurlu bir atmosferin keyfini çıkarabileceği Varanasi’nin en popüler ghat’larından birisi olup tapınaklar ve kutsal türbelerle çevrilidir. Her gün binlerce adanmış, Ganj’a kutsal bir dalış yapmak ve Lord Hanuman’a dua etmek için Hanuman Ghat’ı ziyaret ediyor. Ghat aynı zamanda lambaların yakılmasını ve mantraların söylenmesini içeren güzel ve büyüleyici bir ritüel olan akşam Aarti’siyle de ünlüdür.

Mahanirvani Ghat: Adını Hindistan’daki sadhuların (kutsal adamlar) Shaiva mezhebinin yedi akhadasından biri olan Mahanirvani Akhada’dan almıştır. Ghat, Hindistan’da her 12 yılda bir düzenlenen büyük Hindu festivali olan Kumbh Mela ile olan ilişkisiyle de biliniyor. Kumbh Mela sırasında binlerce adanmış, Ganj nehrine kutsal bir dalış yapmak ve sadhulardan kutsama almak için Mahanirvani Ghat’ta toplanır.

Chet Singh Ghat: Adını 18. yy’da bölgede güçlü bir toprak ağası olan yerel tarihi kişi Chet Singh’den almıştır. Chet Singh, İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’ne karşı muhalefetiyle tanınıyordu ve 1781’de İngilizlere karşı savaştığı Varanasi Muharebesi’nde rol oynadı. Savaş, aynı zamanda Chet Singh’in sarayının da bulunduğu Chet Singh Ghat yakınında gerçekleşti.

Bugün Chet Singh Ghat, nehirde yıkanmak, dua etmek ve ritüeller gerçekleştirmek için ghat’a gelen ya da sadece nehrin ve şehrin güzel manzarasının keyfini çıkarmak için ghat’a gelen turistler ve yerel halk için popüler bir destinasyondur.

Jain Ghat: Varanasi’de önemli bir Jain hac bölgesidir. Çarpıcı mimarisi ve sakin atmosferiyle tanınır. Jain Ghat, 23. Jain Tirthankara, Parshvanath’a adanan Shri Parshvanath Digambar Jain Tapınağı da dahil olmak üzere birçok Jain tapınağına ve mabedine ev sahipliği yapar. Jain Ghat’taki bir diğer önemli tapınak ise Jain dininin 24. Tirthankara’sı Lord Mahavira’ya adanan Shri Mahavirji Jain Tapınağı’dır. Tapınak, Lord Mahavira’nın hayatından sahneleri tasvir eden güzel tablolar ve duvar resimleriyle süslenmiştir.

Reewa Ghat: Varanasi’nin temiz ghat’larından birisi olup çok eski kale benzeri bir yapıdır.

Ganj nehrinde tekne turumuz devam ediyor. Hani bizim memlekette suyun şöyle bir sıcaklığı nasıl diye kontrol etme alışkanlığı vardır. Suyun sıcaklığına göre de ayaklarımızı suya sokarız.

Buraya gelirken özellikle söylenenler; Ganj nehrine bırakın ayaklarınızı sokmayı, elinizin ucunu bile değdirmeyin. Hatta sivrisinek dönemine rast gelirseniz ve eğer bir sivrisinek sokarsa hemen önleminizi alın diye uyardılar. Ganj nehrinin tüm mikrobunu almış olabilirsiniz dediler. Biz buraya gelirken Hindistan için önerilen aşılardan hiçbirisini olmadık. Bağışıklık sistemimize çok güveniriz.

Tabi biz böyle düşünürken Hindu inançlarına göre ise nehrin suyu kutsaldır ve insanlar için kurtuluş yoludur. İnanışlarına göre bu sudan bir yudum içmeden ölmek tamamlanmamış bir hayattır. Ölüm döşeğinde bir hastaya son nefesinde nehrin suyundan içirtmek cennete gitmesinin garantisi kabul edilirmiş. Hatta evlerinde Ganj nehri suyunu şişelerde bekletirlermiş.

Hinduizm inancında ne olursa olsun Ganj Nehri’nin kirlenmeyeceği inancı vardır. Yıllarca kanalizasyon ve fabrika atıkları nehre boşaltılmış. Hindular inanışlarına göre ölülerini Ganj nehri kıyısında yakıp küllerini nehre atarlar (Biz de bir ölü yakma törenini sessizce izledik). Ancak inanışlarına göre hamile kadın ve çocuklar öldüklerinde yakılmaz. Hindular hamile iken ölen kadınların ve çocukların cesetlerini Ganj nehrine bir taş bağlayarak atarlarmış. Ganj nehrinde cesetlerin kıyıya vurup kuşlar tarafından parçalandığı görülebilirmiş. Neyse biz böyle bir manzara ile karşılaşmadık. Yani Ganj Nehri, dünyanın en kirli su kütlelerinden biridir. Ama Hindular bunu asla kabul etmemekte ve her kutsal ayinde nehre girmeyi sürdürmekte ve kutsal olduğuna inandığı nehir suyunu günlük işlerinde kullanmaktadır. Demek ki onlarda bağışıklık kazanmış.

Ganj nehri bir çok festivallerin yapıldığı bir yer olup her yıl milyonlarca kişiyi ağırlar. Bizim Hindistan’a geliş sebeplerimizden birisi olan Holi Festivalinde hazırlıkları Varanasi’de izledik ve inanın böyle bir kalabalık olamaz demiştik. Holi Festivali eğlenceleri yazımız burada.

Ganj Nehrinde dilek tutma ritüeli: Ganj nehrinde tekne turu yaparak ghat’ları izledikten sonra nehirde yapılan ritüeli bizde yapmak istedik ve tekneye binerken çiçeklerimizi aldık. Bu ritüel de nedir derseniz? bir dilek tutup kutsal Ganj nehrine çiçekleri bırakacağız.

Peki ne yapacağız ve bu ritüel nasıl olacak? Öncelikle tekneye binmeden küçük kaplarda renkli ve ortasında mum bulunan çiçekler alındı. Ghat’ları dolaşırken rüzgarın yönü de dikkate alınarak çiçeklerin ortasındaki mumlar yakılmaya başlandı. Mum yanan çiçekleri alıp bir dilek tutarak Ganj’ın kutsal sularına bıraktık, tabi suya değmeden.

Çiçekler suyun dalgaları ile hareket ederken ne kadar uzun süre mum yanar ve çiçek suda yüzerek kalırsa dileğiniz o kadar çabuk oluyormuş.

Bu dilek tutma ritüelini illa ki bir tekneden yapmak şart değil. Ganj nehri kıyısından da yapabilirsiniz.

Ganj nehri’nde ki gezimizi tamamlayarak akşama Ganga Aarti törenlerine gidiyoruz.