Costa Fascinosa Cruise ile yaptığımız gemi, yolculuğunda Malaga’ya geldik. Liman çıkışında ki taksiler ile Malaga’ya 25 km uzaklıktaki Mijas’a gidiyoruz.

Dağlarda yer alan, bembeyaz badanalı, güzel bir köyde gezecek yerler oldukça fazla..

Mijas Roma Dönemi’nde Tarnisa ya da Tarmina olarak bilinmiş, 714 yılında Magripli işgali ile karşı karşıya gelmiş, Arapların hâkimiyetine girmiştir. Bölgenin adını Tarnisa’dan “Mixa”ya değiştiren ise Arap lider olmuştur. İspanyollar şehri ele geçirdiğinde ise bölge artık Mijas olarak anılmaktaydı.

Minyatür Müzesi (Museo de Miniaturas Carromato de Mijas)
Bir karavan üzerinde kurulmuş olan Mijas Minyatür Müzesi, Mayıs 1972’de açılmış. Müzenin dışındaki, içeride neler görülebileceğini anlatan açıklamayı okuduktan sonra meraktan herkes içeri girmek istiyor.

Doldurulmuş giydirilmiş pireler, bir kürdandan oyulmuş bir bale dansçısı, bir iğne ucu üzerinde deniz savaşı, Leonardo da Vinci’nin bir tabak pirinç üzerindeki son akşam yemeği.

Merak etmeseniz de girin çünkü çok az olan giriş ücreti zihinsel sağlık yardımlarını desteklemeye gidiyor. İçeri girdiğimizde gerçekten çok şaşırtıcı bir müze. Müzede toplam 360 eser bulunmaktadır.






Bu minyatürlerin yapımında farklı malzemeler kullanılmış, ancak hepsi günlük hayatta bulunan malzemeler: tebeşir, sabun, iğne, kibrit, kürdan, ekmek kırıntısı, raptiye; hepsi kolayca bulunabilen malzemeler.






Bilet gişesindeki genç bayan müzeyi gezdirmeyi teklif etti, ama her şeyin açıkça etiketlendiği için gerek yok. Hepsini görmek için en fazla yarım saat gerekli.







Müze ziyaret saatleri: Temmuz-Ağustos saat 10.00-21.00./Eylül-Haziran 10.00-20.00. Giriş ücretli.
Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Mijas Kalesi (Castillo de Mijas)

Yerel adıyla La Muralla’nın 9. yy tarihi kayıtlarında halkı dış saldırılardan koruyan bir sığınak işlevi gördüğü yazılıdır. Kalenin kalıntıları, şehir merkezinin güneyindeki küçük bir tepenin kuzey yamacında yer almaktadır. Duvarın küçük bir bölümü ve bir kule hala ayaktadır.
Kireç harcı kullanılarak düzensiz bir şekilde birbirine bağlanmış taş duvarlardan inşa edilmiştir. Kalenin iç özelliklerinin tamamı yok olmuştur. Kalenin kalıntıları bugün Muralla Bahçeleri’nin bulunduğu yerdeki surlarla çevrili alanın kalıntılarıdır.

La Muralla Bahçeleri (Parque La Muralla)
Kale kalıntılarının etrafı günümüzde yeşillendirilmiş yürüyüş yolları, çiçekli bahçeler ve dinlenme alanlarıyla donatılmıştır. Park, yemyeşil bahçeleri, yürüyüş yolları ve bölgenin zengin tarihini yansıtan tarihi duvarlarıyla öne çıkar.

Park ayrıca yerel etkinlikler ve toplantılar için de bir mekan olarak hizmet vererek topluluk içindeki rolünü daha da güçlendirmektedir.


Plaza de Toros de Mijas (Mijas boğa güreşi arenası)
Mijas boğa güreşi arenası 1900 yılında bir grup sakinin isteği üzerine inşa edilmiş. Girişi tipik bir beyaz ev gibi görünmektedir.

Dar bir geçitten aşağı inerek arenaya giriyoruz. En ilginç özelliği ise, İspanya’da türünün az sayıdaki örneğinden biri olan oval şeklidir. Arenanın merkezinde, gerçek boyutlu bir boğanın modeli bulunmaktadır. Tribünlere çıkıp oturarak tüm arenanın manzarasını görebilirsiniz.


İspanya denilince akla ilk gelen genellikle boğa güreşleri ve boğa güreşi arenaları olmaktadır. Asla onaylamadığımız ama İspanyol kültürünün ve tarihinin bir parçası boğa güreşlerinin yapıldığı arenayı Barselona’da da görmüştük. Günümüzde esasen müze olan bu yerde boğa güreşi artık yapılmamakta.

Burası günümüzde geçmiş spora adanmış bir müze olarak hizmet vermektedir. Giriş, küçük hediyelik eşya dükkanından yapılır ve ücretlidir. Ardından, matador kostümleri ve geçmiş güreşlerden çeşitli posterler de dahil olmak üzere çok sayıda eserin sergilendiği küçük bir müze odasına girilir.









Arenanın önündeki duvarlar, Miguel Camarita, Palomo Linares, El Nino de la Capea, Angel Teruel ve Paquirri gibi efsanevi boğa güreşçilerinin gösterilerini anlatan çok sayıda seramik ve plaketle süslenmiştir.



Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Kayalık Bakire Manastırı (Ermita de la Virgen de la Pena)
La Pena Bakiresi inziva yeri, 1548 civarında Mercedarian rahipleri tarafından kayaya oyulmuştur.

Ancak geleneksel inanışa göre, Bakire 1586’da eski kalenin duvarları içinde görünmüş. Bu görüm, sürülerini otlatırken kale kulesinin tepesinde bir güvercin gören ve bu güvercinin Meryem Ana’ya dönüştüğü, ardından da onlara kalenin yerini bildirdiği Juan ve Asuncion Bernal Linaire kardeşlere atfedilir.


Efsaneye göre 1586 yılında bir güvercinin yönlendirmesiyle iki çoban çocuğu tarafından keşfedilen Mijas’ın koruyucu azizesi La Pena Bakiresi’nin heykelini barındırmaktadır. Ünlü Hollandalı şarkıcı Theo van Cleeff, “Sancta Maria” adlı video klibini Kayalık Bakire Şapeli’nde kaydetti. Klipte sunak belirgin bir şekilde gösteriliyor.




San Sebastian Manastırı (Ermita De San Sebastian)
Mijas’ta caddede yürürken güzel beyaz manastıra rastlıyoruz. Şehir merkezinde yer alan manastır odak noktası. Beyaz badanalı cephesi büyüleyici olan manastır 17. yy’ın sonlarında inşa edilmiştir. Yüksek cephesi, üç bölümden oluşan eşsiz bir yapı olarak öne çıkar ve 20. yy’ın başlarında yerleştirilmiş saat ve çan dikkat çekicidir.


Cuna de Pastores Anıtı
Kasabada ki ünlü heykel ve geleneksel bir yılbaşı/noel pastorales (müzik ve koro) etkinlik adıdır. Bu ifade, bölgenin köklü çobanlık ve halk müziği kültürünü simgeler.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Mijas eşekleri
Mijas bu kadar güzelliğinin ve tarihinin yanında “eşek taksisi başkenti” olarak adlandırılır. Buraya gelen turistlerin küçük kasabayı eşekle gezmesi gelenek halindedir.


Ancaaakkkk hayvan hakları savunucuları yıllardır, bölgenin önemli turistik simgelerinden biri olan eşeklere kötü davranıldığından şikayetçiydi. Aralık 2014’te, yaklaşık 150 kg ağırlığında bir turistin bindiği eşek ölmüştü. Bunun üzerine eşeklere tamamen binmenin yasaklanmasını beklerdiniz değil mi? maalesef öyle olmadı. Alınan karar doğrultusunda sadece 80 kg’dan ağır turistlerin eşeğe binmesi yasaklandı.

Broncineo ve Rocinante, Mijas’ın tarihi, edebiyatı ve sembolleriyle bağlantılı ünlü atların isimleridir. Broncíneo, Lazaro Cruz tarafından heykel traşlığı yapılan ve şair Eduardo Martínez tarafından adlandırılan, Mijas eşeğine adanmış ünlü bronz anıtın resmi adıdır; Rocinante ise Don Kişot’un efsanevi atıdır ve belediyedeki anıt levhalarda ve turistik bilgilendirme panolarında Mijas eşeğiyle birlikte sıkça anılmaktadır. Siz de bizim gibi eşekler üzerinde poz verebilirsiniz




İsterseniz kasabayı tuk tuklar ile dolaşabilirsiniz.









Kasaba meydanında küçük kafeler, rengarenk hediyelik dükkanları ve restoranları keşfedebilirsiniz..






Mijas gezimizi tamamlayarak Malaga’ya dönüyor ve gemimize gidiyoruz.


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.



