Mary şehrinde 2 gece Mary Myhmanhanasy otelinde konaklayacağız. Otel hakkındaki deneyimlerimizi Mary dosyasında okuyabilirsiniz. Konaklarken rotamız Antik Merv şehrini görmek.


Mary şehrinin güney bölgesinde bulunan eski Merv, zengin tarihi yapıtlarıyla Türk-İslam tarihinin en önemli medeniyet ve kültür merkezlerinden biri olarak tanınıyor. Merv ve Mary şehirleri tarihi İpek Yolu rotasında kurulmuş, Karakum Çölündeki şehirlerdir.

Merv, Türkmenistan’ın tarihi ve kültürel zenginliklerini yansıtan büyüleyici bir şehirdir. Bir zamanlar dünyanın en büyük şehri olan, modern Türkmenistan’daki İpek Yolu metropolu Merv, MS 1221’de Cengiz Han’ın oğlu ve Moğollar tarafından yaklaşık 700.000 kişinin ölümüne yol açacak şekilde yerle bir edildi. Şehir bir daha asla tam olarak toparlanamadı. Sabah erken saatlerde yola çıktık ve ilk olarak Kız Kalaları’nı yani Büyük Kız Kalası ve Küçük Kız Kalası’nı görmeye gidiyoruz.






Asya’nın en eski ve en önemli yerleşimlerinden biri olan Merv, binlerce yıllık geçmişiyle dikkat çeker. Eski Pers İmparatorluğu, Büyük Selçuklu İmparatorluğu ve Karahanlılar gibi birçok önemli medeniyetin izlerini taşıyan bu şehir, UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alarak tarihi ve kültürel değerini göstermektedir. Tarihi şehrin yanındaki modern şehir Mary 1884 tarihinde Rusya’nın askeri ve idari merkezi olarak kurulmuş olup 1968 yılında şehrin 20 km batısında büyük bir doğal gaz rezervi ortaya çıkarıldı. Tarihi Merv şehri ise 1987’de Türkmenistan tarafından arkeolojik park haline getirilmiş ve 1999’da UNESCO Dünya Mirası listesine girmiştir.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Büyük Kız Kalası

Kala’ya geldiğimizde rehberimiz biletlerimizi alıyor. Hemen ilk fotoğraflarımızı çekmeye başlıyoruz.
Girmeden bilgi panosunu okuyoruz. Aslında rehberimiz içeride gerekli bilgileri grubumuza anlatacak.

Büyük Kız Kalası iki katlı bir yapıymış. Birinci katta, kemerli bir koridordan inen bir merdivenle erişilebilen beş oda varmış. Kala’ya girdiğimizde diğer grupların çıkmasını beklerken Kala hakkında yapılan çalışmalar hakkında görseller bulunmakta.


Merdivenlerden aşağı indik. Burada avlunun ortasında bir kuyu var.



Çevrede sadece parçalar kalmış olsa da, ikinci katta da merkezi bir avlunun etrafında düzenlenmiş odalar bulunuyor gibi görünüyor.

Merv’in en güzel yapılarından olan Büyük Kız Kalası girintili çıkıntılı yapısı ile binlerce yıllık geçmişine rağmen ayakta kalmış.

Büyük Kız Kalası 1000 yıldan fazla bir süre önce, 8. yy’ın sonu ile 9. yy’ın başı arasında, Merv’in Abbasi Halifeliği’nin bir parçası olduğu dönemde inşa edilmiş. Köşk veya kuşak tipi kaleye bir örnek olup yükseltilmiş bir platform üzerine inşa edilmiş, dış duvarları büyük oluklu, dikey, geçmeli sütunlardan oluşan toprak bir yapı.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Küçük Kız Kalası
Büyük Kız Kalası’nın biraz ilerisinde ufak bir kale. Halk arasında oğlan kale olarak bilinmekte ancak tarihsel gelişimde her iki kala da kızlar kalırmış. Buraya gelen bir Arap’ın kızı için inşa ettirdiği düşünülüyor.







Burada bir rivayet var. Rivayete göre erkeklerin yaşadığı kuleden yani Küçük Kız Kalası’ndan kızların yaşadığı saraya yani Büyük Kız kalası’na yılda bir kez elma atmaya izin verilirmiş. Amaç elmayı Büyük Kız Kalasına ulaştırmayı başaran oğlan kaleden dilediği kızla evlenebilirmiş. Biz bu işin nasıl olduğunu hiç anlamadık. Çünkü kaleler arası oldukça uzak. Eeeeee ne demişler “zordur almak bizden kızı……“


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Sultan Sencer Türbesi
Sultan Sancar (Sencer) Türbesi, Büyük Kız Kala’nın 1,5 km kuzeydoğusunda yer almaktadır.

Türbe 1157 yılında Büyük Selçuklu İmparatorluğunun sultanı Ahmed Sencer’in ölümünün ardından inşa edilmiş. Türbe, 27 m yüksekliğinde, 17 m genişliğindedir. Duvarlar, 14 m yüksekliğinde olup içerisi oldukça sadedir.


Genellikle “Dar-al-Akhyre” veya “Öteki Dünya” olarak anılan Sultan Sancar Türbesi, Merv’in en etkileyici mimari şaheseri olarak durmaktadır. Özellikle yükselen kübik yapısıyla, “ortaçağ gökdeleni” olarak tanımlanan, ortaçağ mimarisinin bir harikasıdır. Türbe 1221’de Tuluy önderliğinde bölgeye saldıran Moğollar tarafından yıkılmış ve Moğol istilası sırasında Merv kuşatıldığında, Sultan Sancar’ın kalıntıları bilinmeyen bir yere yeniden gömülmüş ve türbedeki mezar taşı boş bırakılmıştır.


Buna rağmen türbenin cephesindeki Arapça yazıtta şöyle yazmaktadır: “Bu yer, Türk-Selçuklu soyundan gelen Sultan Sancar adlı kişinin kalıntılarıyla yüceltilmiştir… O, zamanının Büyük İskender’iydi; alimlerin ve şairlerin koruyucusu ve onun yönetimi altında İslam dünyası bilim ve sanat yoluyla refah ve mutluluk içinde gelişti.”


Sultan Sancar Türbesi hakkında büyüleyici bir efsane dolaşıyor. Yazılarımızı okuyanlar bilir rivayetleri çok severiz ve sizinle paylaşırız. Rivayet Sultan Sancar’ın bir peri kızına olan aşkı ile ilgili. Rivayete göre; Sultan Sancar bir zamanlar bir periye aşıkmış. Peri bazen görünür, bazen kaybolurmuş. Peri her görünüp kaybolduğunda Sultan’ın aklını, yüreğini, ruhunu da alıp götürürmüş. Uzun zaman sonra bir gün Sultan Sancar Peri’ye yanında kalmasını söylemiş. Peri yanında kalabileceğini ama üç şartı olduğunu belirtir.


Asla beline sarılmayacak, yürürken ayaklarına asla bakmayacak ve saçlarını taramasını izlemeyecekti. Sultan Sancar bu şartları kabul etti. Peri artık kaybolmuyordu. Ancak Sultan Sancar merakına yenildi ve üç sözünü de bozdu. Beline sarılmaya çalıştığında, perinin etten ve kemikten olmadığını, ayaklarına baktığında, yürümediğini, yerden yüksekte uçtuğunu fark etti. Son olarak, saçlarını taramasını izlediğinde, başını bedeninden ayırıp altın masanın üzerine koyarak saçlarını tarıyor, sonra tekrar bedeniyle bütünleştiriyordu.


Sözünü bozduğunu anlayan peri kayboldu. Kalbi kırık olan Sultan Sancar, ona yalvardı, “Seni bir daha görmezsem öleceğim” Peri “Beni görmek istiyorsan, şehrin merkezindeki en yüksek binayı inşa etmelisin. Kubbesinin tam ortasında bir delik bırakmayı unutma. Her cuma içeri bakacağım ve beni göreceksin.”


Bu efsanevi aşk hikayesinin muhteşem Sultan Sancar Türbesi’nin inşasına ilham verdiği söylenir. Veee Sultan Sancar Karakum Çölü’nün kıyısındaki Merv şehrine, o dönemin en görkemli “aşk mabedi”ni yaptırdı: Mabedin yapılışından yedi yıl sonra; 1157’de öldü. Naaşı çöldeki bu muhteşem sığınağa gömüldü. Mabedin orta yerine, başı tam deliği görecek şekilde yatırdılar Selçuklu Sultanını…

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Erk Gala (Ancient Alexandria Margiana)
Büyük Kız Kala’nın 4 km kuzeydoğusunda yer almaktadır. “Merv kentleri”nin ilki olan Erk Kala Merv’deki dört tarihi alanın en küçüğüdür. Antik kentlerden geçen asfalt yoldan ilerleyerek tuğla döşeli bir yoldan Erk kala’ya geliyoruz. Kale oval biçimli, duvarları yerden 30 m yüksekliğe ulaşan, bir tür volkanik tepe görünümündedir. Son 1000 yılda oluşan erozyon Erk Kala’nın terk edilmesine sebep olmuş. Kaleye kadar geldik. Kalenin en güzel gözlem noktası, güney ucunda çokgen bir daire üzerine oturtulmuş, erozyonla düzleştirilmiş yüksek bir kulenin kalıntısı olan daha yüksek bir tepedir.

Erk kale surları 20 m’den daha yüksek ve bazı bölümlerinde oldukça dik. Buraya çıkarken toprak gevşek, yol kaygan ve dik olduğundan kayıp düşmek olasılığı çok yüksek. Dikkatli olmak gerek. Grubumuzdan 3 arkadaşımız bu cesareti gösterip kaleye çıktılar. Türk ve Türkmenistan bayrakları ile bizlere selam verdiler.


Gyaur Kale
Gyaur Kale’ye gidiyoruz. Antik kentlerden geçen asfalt yol, şehrin kuzey bölgesinden geçmektedir. Asfalt yoldan toprak yola döndüğümüzde Gyaur Kala’ya ulaşıyoruz. Gyaur Kala, Merv’deki dört antik kentin en büyüğüdür. “Kâfirlerin Kalesi” anlamına gelen Gyaur-Kala, Türkmenistan’ın Merv Vahası’nda bulunan dikkat çekici bir antik kaledir. Bu isim, Zerdüştlerin veya İnançsızların kalesi anlamına gelir. Antiochus I’in önderliğindeki Seleukos İmparatorluğu, MÖ 281’de kuzeydeki kaleyi ele geçirdi ve kaleye bağlanan surlarla çevrili bir şehir inşa etti. Şehre Margiana Antiochia adı verildi.


Duvarları kare şeklinde olan Gyaur-Kala, 300 hektardan fazla bir alanı kapsayan en güçlü antik yapılardan birisi. Güneyden kuzeye giden yol, güney kapısından doğrudan Erk-Kala surlarına çıkarak kaleye giden yolu açar ve oradan da kalenin etrafından dolaşarak kuzey kapılarına ulaşır. Antiochus tüm vahanın etrafına 230 kilometre uzunluğunda bir duvar inşa edilmesini emretti.
Ashab Külliyesi (Aşık Türbeleri)
Aşık Türbeleri, Merv’de bulunan ve Hz. Muhammed’in ilk sahabelerinden, İslam’a ilk geçenlerden Ebu Zer el-Gifari ve Ebu Buraide el-Aslami’ye adanmış Timurlular dönemine ait bir türbedir. Yan yana iki eyvan şeklinde olan anıtlar, muhtemelen ilk olarak Selçuklular döneminde inşa edilmiş, ancak daha sonra 13. yy’ın başlarındaki Moğol istilalarında yıkılmıştır.


Konservatörler, özellikle çeşitli kare Kufi yazıtları çerçeveleyen kesişen geometrik desenler şeklinde olan kalan çini işçiliğini korumaya özen gösterdiler. Üç renk hakimdir: koyu kobalt mavisi, daha açık turkuaz ve açık kahverengi fırınlanmış tuğla zemin.


Türbelerin önünde, Muhammed’in sahabelerinin anıt mezarlarını barındıran iki küçük türbe odası bulunmaktadır.

Timurlular bunları 15. veya 16. yy’da yeniden inşa etmişlerdir. 1992’den itibaren önemli ölçüde restore edilerek yapısal durumları stabilize edildi.


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Hoca Yusuf Hemedani Türbesi
Yapılan birçok bilimsel çalışmada Yusuf Hemedani’nin türbesinin Türkmenistan sınırları içerisinde Merv’de olduğu belirtilmektedir. Oysaki Yusuf Hemedani’nin tek bir türbesi yoktur. Özbekistan’ın Harezm bölgesinde de Hemedani’ye izafe edilen bir makam türbesi de bulunmaktadır.


Biz Merv’de yer alan türbeyi ziyaret edeceğiz. Hoca Yusuf Hemedani, Orta Asya’da İslam’ın yayılmasında önemli rol oynayan önde gelen bir Sufidir.

“Dokumacıların Üstadı”, “Lokman Hekim” ve “Büyük Evliya” olarak da bilinen Hemedani, Yesevi ve Nakşibendi Sufi tarikatlarının gelişimindeki etkili rolüyle tanınır




Muhammed İbn Zeyd Türbesi
Türbe, Sultan Sancar Türbesi’nin yaklaşık 1,5 km kuzey-kuzeybatısında yer almaktadır. Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun son sultanı Sultan Sancar döneminde, muhtemelen 1140 civarında inşa edilmiştir.


Türbe, Şiiliği tüm Irak’a yaymak için çalışan 8. ve 9. yüzyıl Şii din adamı Muhammed bin Zeyd’in anısına inşa edilmiştir. Ana yapı dikdörtgen şeklindedir ve birkaç kubbeli odadan oluşur; Zeyd’in anıt odası güneybatı köşesinde yer alır.

Bina, batı-güneybatı yönüne baktığı için batı duvarı kıble görevi görerek Mekke yönünü gösterir. İlginç bir şekilde, cami olarak hizmet vermemiş olmasına rağmen, anıt odasında genellikle kıble duvarında bulunan ve ibadet edenleri doğru yöne yönlendiren bir mihrap (niş) bulunur.
Türbenin arazisinde bulunan basamaklı kuyu günümüze ulaşmış olsa da artık su tutmamaktadır.



Günümüzde, yakınlarda büyüyen birkaç cılız ağaca küçük kumaş parçaları bağlayan hacılar ve dua edenler tarafından sık sık ziyaret edilmektedir. Bazen de çocuk sahibi olma umuduyla küçük beşik şeklinde süsler bırakmaktadırlar.


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Merv şehrinde yaklaşık 4 saat geçirdik. Birbirine yakın olan tarihin tozlu kalıntılarını gezmek için bu kadar saat yeterli oluyor. Ancak yanınızda su ve atıştırmalıklar olsun. Alabileceğiniz bir yer yok. Ayağınızda mutlaka rahat ayakkabılarınız olsun.


Mary’e otelimize dönerken gün batmaya başladı ve çok güzel bir manzara oluşturdu. Yanımızda bizimle birlikte yürüyen develer ile yolumuzu paylaştık. Resimlerini ve videolarını çekmek keyifliydi.


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.



