Tayland’ın başkenti Bangkok gezginlerin olmazsa olmaz rotaları arasında yer alır. Tayland denilince akla ilk olarak Phuket ve Pattaya gelse de Bangkok görülmeden olmaz. Biz Tayland’a tur ile geldiğimiz için programda sadece Bangkok yer alıyor. Bangkok’a ilk defa gelenler eğer Uzak Doğu’ya hiç gelmediler ise büyük bir kaos ile karşılaşırlar. Oldukça kalabalık sokakları, köri soslu kokan havası, görmeye alışkın olmadıkları elektrik tellerinin yoğunluğu ve tabi ki olmazsa olmaz hiçbir yerde göremeyecekleri kadar çok motosiklet kullanımı. Biz daha önce Nepal, Sri Lanka ve Hindistan‘ı gezdiğimiz için gördüklerimiz bize çok da şaşırtıcı gelmedi.




Altın kubbeli tapınakları, dinsel anıtları, hareketli sokakları, rengarenk pazarları, alışveriş merkezleri, Tay masajı, sokak yemekleri ve gece hayatı ile Bangkok gezginlerin, seyahat severlerin ve meraklıların gezilecek yerler listesinde ilk sıralarda olmaya devam edecek gibi duruyor.

Bangkok havalimanında pasaport işlemlerimiz devam ederken size Bangkok ile ilgili kısa bilgiler verelim. Bangkok nerede, ne zaman ve kim tarafından kuruldu ve gerçek adından bahsedelim. Bangkok Tayland’ın başkenti ve en büyük şehri olup Chao Phraya Nehri’nin kıyısında, Tayland Körfezi’ne yakın bir konumda yer alır.
Bangkok, Kral I. Rama tarafından 1782 yılında Chao Phraya Nehri’nin doğu kıyısında Rattanakosin Krallığı’nın başkenti olarak kurulmuştur. Eski başkent Ayutthaya’nın yıkılmasının ardından konum olarak seçilen bölge “Melekler Şehri” (Krung Thep) olarak adlandırılarak Tayland’ın yönetim ve kültür merkezi olmuştur. Biz “Melekler Şehri” olarak Amerika’nın Los Angeles şehrini biliyorduk ama bu ünvanda bir şehir daha olduğunu buraya gelince öğrendik. Los Angeles yazımızı merak edenler buraya.




Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Sizi asıl şaşırtacak olan ise Bangkok’un gerçek adı. Bangkok’un gerçek adı 163 harften oluşuyor ve Guinness Rekorlar kitabına “Dünyanın en uzun isimli şehri” olarak kayıtlı. “Krung Thep Mahanakhon Amon Rattanakosin Mahinthara Ayuthaya Mahadilok Phop Noppharat Ratchathani Burirom Udomratchaniwet Mahasathan Amon Piman Awatan Sathit Sakkathattiya Witsanukam Prasit”. Neyse, biz yine herkes gibi kısaca Bangkok demeye devam edelim…


Havalimanından bindiğimiz otobüsümüz ile Bangkok’u panoramik olarak başlayan yolculuğumuzda hem rehberin anlattıklarına kulak verip hem de fotoğraf çekebilmek için sağlı sollu camlara yapışmış şekilde yola devam ediyoruz ve karşımıza bembeyaz görüntüsü ile Grand Palace (Büyük Saray) çıkıyor.
Grand Palace (Büyük Saray)
Tayland Krallığı’nın kalbinde yer alan 18. yy’dan bu yana ülkenin en önemli simgesi olan Grand Palace 1782 yılında Kral Rama I tarafından inşa ettirilmiş. Saray, uzun yıllar kraliyet ailesinin resmi ikametgahı ve devlet törenlerinin yapıldığı merkez olmuş. Bugün de kraliyet törenleri burada gerçekleştiriliyor. Kompleks 3 ana bölümden oluşuyor; Phra Maha Prasat (taht salonları), Phra Ratchamontian Sathan (kraliyet konutları) ve Zümrüt Buda Tapınağı. Bunlardan en ilgi çeken bölüm ise “Wat Phra Kaew” yani “Zümrüt Buda Tapınağı.

Wat Pho Tapınağı (Yatan Buda Tapınağı)
Büyük Saray’ın yakınında yer alan Wat Pho, Tayland’ın en eski ve en büyük tapınak komplekslerinden.




Tapınağın en ilgi çeken yeri “Yatan Buda Heykeli”nin olduğu alan. Tapınağın yapımı 16. yy, tapınaktaki Yatan Buda Heykelinin yapım yılı ise 1832.

Altın yaldızla kaplı 15 m yüksekliğinde 46 m uzunluğundaki heykel sağ kolu üzerinde uzanmış şekilde yatmakta ve Buda’nın Nirvana’ya geçişini simgeliyor. Altın kaplama heykelin ayakları ve gözleri sedefle işlenmiş. Heykelin 3 m yüksekliğinde ve 4,5 m enindeki ayaklarında sedef ile işlenmiş uğurlu semboller yer alıyor. Ayaklarının altında bulunan 108 adet sembol, Buda’nın 108 kutsal özelliğini gösteriyor.



Tapınağın içinde heykelin arka kısmındaki koridorda 108 kase bulunuyor ve bu kaseler Buda’nın 108 hayırlı durumunu simgeliyor. Budist inancı doğrultusunda bu kaselere para atılması, şans ve iyilik getiriyormuş. Bu kompleks, budistlerin hac merkezi…


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Tapınak kompleksinde 1000’den fazla Buda heykeli yer alıyor. Bu heykellerin birçoğu ülkenin farklı bölgelerinden getirilmiş.




Tapınaktan çıkarken kapı ve pencerelerin işlemeleri gerçekten göz alıcı.





Wat Pho, yalnızca dini bir merkez değil; aynı zamanda ülkenin en eski Tay tıbbı ve Tay masajı merkez okulu. Thai masajının doğduğu yer olarak da biliniyor. Dilerseniz burada masaj eğitimi alabilir veya Tayland’daki en iyi Thai Masajını yaptırabilirsiniz. Tapınak bahçesini dolaşmaya devam ediyoruz.






Tapınak kompleksini her gün 08.00-19.30 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Buda’yı ziyaretiniz sırasında ayakkabı çıkarmak gerekiyor. Diğer alanlarda ayakkabı serbest. Giriş ücretli.



Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Wat Traimit Tapınağı

Chinatown bölgesinin girişinde yer alan Wat Traimit Tapınağı, dünyanın en büyük katı altın Buda heykelinin ev sahibi.
Bağdaş kurmuş oturur pozisyondaki (Maravijaya) Buda, aydınlanmayı temsil eder. Tapınaktaki Buda heykeli, 13-15.yy Sukhothai dönemine ait olup 5,5 ton ağırlığında saf altından yapılmış.

Heykelin ilginç bir hikayesi var. Birmanya istilasından korunmak için yüzyıllarca alçı ve sıva altında gizlenen heykel, 1955 yılında yerine taşınırken vinçten düşmüş ve sıvası çatlamış. O gece yağan yağmurun da etkisiyle alçılar soyulmuş ve altındaki saf altın ortaya çıkmıştır. Günümüzde dünyanın en büyük saf altın heykeli olarak kabul edilir.




Tapınağın üst katında Altın Buda heykeli sergilenirken, alt katlarda Tayland göç tarihiyle ilgili küçük ama etkileyici bir müze bulunuyor. Müzenin bölümleri özellikle Çin kökenli Tay halkının tarihine ışık tutuyor.






Wat Traimit Tapınağı her gün 08.00-17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.




Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Tapınakları kadar sıra dışı pazarları da ünlü olan Bangkok’da gelin ilginç pazarlara doğru yola çıkalım. Siz hiç yüzen pazarlardan alışveriş yapıp tren rayları üzerindeki pazarlarda dolaştınız mı? İlk durağımız raylar üzerinde kurulu tren geçerken toplanan, tren geçtikten sonra tekrar eski haline dönen Mae Klong Railway Market.
Mae Klong Railway Market
Bangkok’a gelmeden ününü çok duyduğumuz bu pazar Bangkok’a yaklaşık 80 km uzaklıkta. Dünyanın en sıra dışı pazarlarından biri olarak bilinen pazarın en dikkat çekici özelliği, aktif bir tren hattının tam üstünde kurulmuş olması. Pazar, 1905 yılında kurulmuş ve o günden bu yana yerel halk için önemli bir ticaret merkezi. Bu pazar sunduğu ürünler bakımından diğer pazarlardan çok farklı değil ama onu farklı kılan konumu: pazar demiryolu raylarının üzerinde 100 m’den fazla bir alana yayılmakta.


Mae Klong Pazarı sabah 7’den akşam 5’e kadar açık ama bizim amacınız tren geçişini görmek olduğu için trenlerin geçiş saatlerini bilmek gerekiyor. Trenlerin geçiş saatleri Bangkok tarafından gelen trenler: 08.30, 11.10, 14.30, 17.40/Mae Klong tarafından Bangkok’a giden trenler: 06.20, 09.00, 11.30, 15.30. Bu saatlere Bangkok’tan geliş mesafesini de hesaba katmanız gerekir. Biz saat 11.10 da geçecek treni görmek üzere hareket ediyoruz.

Bu pazarın bir diğer adı Talad Rom Hub (kapalı şemsiye anlamına geliyor) İlk kurulduğu zamanlar oldukça normal bir pazarmış. Ancak 1905 yılında pazarın tam ortasından geçen Mae Klong Demiryolu hattının inşa edilmesi burası için dönüm noktası olmuş. Pazar yerine geldik. Trenin gelmesine daha vakit var. Pazarı dolaşmaya başlıyoruz. Tezgahlarda taze deniz ürünleri, meyve, sebze ve baharatlar satılıyor. Çok çeşitli hediyelik eşyalar bulunuyor.









Bu arada trenin geçişini en iyi görebilecek yeri seçmeye çalışıyoruz. Duracağınız yer o kadar dar bir alan ki trenin bu kadar yakından geçebileceğini tahmin bile edemiyorsunuz, ta ki treni görene kadar. Zaten duruş yeriniz için kırmızı bir hat var. Onu geçemiyorsunuz. Pazardaki satıcılar sürekli olarak sizi uyarıyorlar.


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Tren gelişinden 3 dakika önce zil çalıyor ve bütün satıcılar malzemelerini toplamaya başlıyor. Bunu o kadar rahat ve senkronize bir şekilde yapıyorlar ki şaşırıyorsunuz.



İşte o meşhur tren gözüktü. Tren çok da hızlı geçmediği için rahat fotoğraf ve video çekebiliyoruz. Hatta trene dokunmak bile ilginç bir his.




Bu olay her gün 8 kez tekrarlanıyor. Tren geçtikten sonra raylar boyunca yürüdük. Gerçekten çok eğlenceli bir deneyimdi. Mutlaka görülmeli. İsterseniz trene binerek bu deneyimi yaşayabilirsiniz ama pazarın toplanması ve trenin size ne kadar yakın geçtiğini gözlemleyemezsiniz.


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Damnoen Saduak Floating Market
Raylar üzerinde kurulan pazardan yine değişik bir pazara gidiyoruz. Rotamız yüzen pazar. Ratchaburi’de bulunan Damnoen Saduak Yüzen Pazarı, Bangkok’a yaklaşık 75-100 km mesafede. Zaten genellikle bu iki pazar birleştirilerek tur planı yapılıyor. Bangkok’da birçok yüzen pazar var. Bu pazarların geçmişi 1866 ve 1868 yılları arasında Mae Klong ve Tha Chin nehirlerini birleştirmek için 32 km’lik bir kanalın oluşturulduğu Rama IV’ün saltanatına kadar uzanıyor. Bölge sakinleri 200 çeşitli kanallar oluşturmuş zamanla da bu kanallarda alıveriş faaliyetleri başlamış. Bu pazarların en ünlüsü Damnoen Saduak Yüzen Pazarı ve biz oraya gidiyoruz.


Yolda “Orkide bahçesi” gibi bir adı olan turistik bir yerde mola verdik. Adı orkide bahçesi ama öyle bildiğiniz gibi orkide filan yoktu. Orkide denince aklımıza Singapur’da gördüğümüz Dünyanın en büyük orkide bahçesi gelir. Merak edenler buraya.

Amaaaa bolca hediyelik eşya satışı vardı. Timsah derisinden yapılmış çantalar ve şapkalar çok güzeldi ama fiyatlar oldukça pahalıydı.






Hindistan cevizi ile yapılmış ürünlerin nasıl yapıldığını izleyip, tadına bakıyoruz. Daha doğrusu Nesli bakıyor, benim hindistan cevizi ile pek aram yoktur.






Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Yola devam ediyoruz ve 15-20 dakika sonra küçük bir iskeleye geldik ve uzun, süratli denebilecek klasik Tayland teknelerine bindik, yaklaşık 20 dakika süren bir yolculukla Damnoen Saduak Yüzen Pazarı’na ulaştık.








Tayland’ın en ünlü turistik su pazarı yaklaşık 100 yılı aşkın geçmişiyle turistlerin ilgisini çekmekte.



Burada pazar iki kısımdan oluşuyor. Biri kanallar etrafında yer alan sabit ufak dükkanlar diğeri ise kayıklarla gezilen ve su çevresinde yer alan minik iskeleler üzerinde dükkanlar. Tabi ki birde kayıklarda satış yapan yerliler.






Ama bizi şaşırtan ise; ülkemizden binlerce kilometre uzaklıkta İzmir Marşını söyleyen ve Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hayran olan Tayland’lıyı görmek oldu. Türkleri çok seviyor ve bizleri görünce hep birlikte İzmir Marşını söyledik. Kendisinin ifadesine göre; Türk arkadaşı sayesinde bizim ülkemizi tanımaya başlamış ve sonra oturup tarihimizi okumuş. Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptıklarını öğrendikçe Ata’mızı çok sevmiş. İzmir Marşını öğrenmiş. Bizleri görünce Bayrağımızı çıkararak İzmir Marşını hep birlikte söyledik. Ülkemizden bu kadar uzakta çok duygulu anlar yaşadık.

Sonra çarşıyı dolaşmaya devam ettik. Kanal boyunca yüzen teknelerde satılan tropik meyveler, baharatlar, hediyelik eşyalar ve geleneksel Tay yemekleriyle buluşmak farklı bir deneyim. Tekneyle dar kanallarda gezinmek, geleneksel Tay evlerini, ahşap köprüleri ve kıyıda sebze meyve satan yerel halkı görmek çok heyecan verici. Ancak çarşı ününden dolayı çok aşırı kalabalık. Motorlu teknelerden kaynaklanan kirlilik, havayı nefes almaya zorlaştırıyor. Bir tavsiye bazen tekneler çok sıkışık duruma geliyor, ellerinizi tekne kenarlarında sakın tutmayın ve fotoğraf çekerken telefonlarınıza dikkat edin.


Pazar yerinde yapılabilecek (eğer cesaretiniz varsa) bir aktivitede yılanlarla dans. Biz sadece deneyenleri seyretmekle yetindik.


Pazar yeri birçok filmde yer almıştır. Roger Moore’un James Bond rolünde oynadığı The Man With the Golden Gun filmindeki bir kanal kovalamaca sahnesi ve Nicolas Cage’in 2008 yapımı Bangkok Dangerous filminde de pazar yerinde geçen bir sahne bulunmaktadır. Pazar yerinde gezmeye devam ediyoruz.





Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Wat Sam Phran (Ejderha Tapınağı)
Dünya’da özellikle görüntüsü ile ünlü olan Bangkok’un yaklaşık 40 km uzağında olan bir tapınağa gidiyoruz. Çoğu zaman “Ejderha Tapınağı” olarak anılan tapınak, tüm yüksekliği boyunca kıvrılan devasa pembe ve yeşil bir ejderha heykeliyle çevrili. Tapınağa geldiğimizde gerçekten hayran olacağımız bir görüntü karşımızda. Ejderhanın parıldayan pulları, gözleri, çenesine kadar her detay ince ince işlenmiş.


Bina olarak geleneksel tapınaklardan farklı olan yapı 17 katlı pembe silindirik binasıyla dikkat çekiyor. Ejderha figürünün içi boştur ve spiral şeklinde bir merdiven içerir. Tapınak Buda’nın 80 yaşında ölmesi nedeniyle 80 m yüksekliğindedir.

Kuleye tırmanmak istiyoruz. Kural ayakkabılar çıkacak. Biz yanımızda çorap getiriyoruz. Çoraplarımızı giyince görevli isterseniz asansör ile çıkabilirsiniz diyor. Asansör ile çıkmak 10 baht. Ancak biz asansör ile çıkmayı istemedik.

Bu ziyaretin en güzel yönlerinden birisi bizce ejderhanın gövdesinin içinden yukarı doğru kıvrılarak çıkmak. Ejderhanın içine yöneliyoruz. Yol biraz dik ve çıplak ayakla yürümesi biraz zor. Tam 17 katı dönerek çıkmaya başlıyoruz. Katlar arasında ilerlerken Budist öğretileri görülüyor. Yukarı doğru ilerlediğimiz tünel çok sıcaktı (vantilatörler çalışıyordu ama çok etkisi yoktu) ve tünelin içindeki beton zemin bazı yerlerde oldukça kaygandı, özellikle inişte tehlikeli olabilir. Tırmanış biraz uzun olsa da yukarı çıktığınızda kendinizi yorgun hissetmiyorsunuz.




Tünel bittiğinde, ejderhanın başının altına çıkmak için yaklaşık 15 basamak daha çıkıyoruz. Ejderhanın ağzına para atmanın iyi şans getirdiği söyleniyor. Ejderhanın başının altında sevap kazanabileceğiniz ve dilek tutabileceğiniz bir Buda heykeli de var. Hele zirveye ulaştığımızda gördüğümüz manzara mükemmel. Yukarıda sanki huzur ve sessizlik vardı. Burada biraz oyalandık, fotoğraflar çektik ve aşağıya indik.




Aşağı katta değişik Buda heykelleri bulunmakta.






Dışarıyı dolaştığımızda kaldırımlar üzerinde el ve ayak izleri görüyoruz. Burada tapınağın yapımında çalışan kişilere ait olduğunu öğreniyoruz.


Kompleks içinde etkileyici, hayvan temalı birkaç tapınak daha bulunuyor. İşte kaplumbağanın önündeyiz.

Eğer tapınağa bağış yapmak isterseniz herhangi bir miktar karşılığında kırmızı kumaş parçaları veriyorlar. Adınızı, adresinizi ve aile üyelerinizin adlarını yazıp binanın tepesine ulaştığınızda bu kumaş parçasını ejderhanın boynuna bağlamak gerekiyormuş. Tapınağın çevresindeki diğer yapıları dolaşıyoruz.





Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Demokrasi Anıtı
Şehir merkezinde Ratchadamnoeb Bulvarı üzerindeki trafik kavşağında bulunan bir anıttır. Anıt 1932 Siyam darbesini (1932 Siyam Devrimi veya sadece 1932 Devrimi) anmak için 1939’da yaptırılmıştır.


Patpong Gece Pazarı ve Khaosan Road (Khosan Caddesi)
Burası da yine Bangkok’un dünya çapında ün kazanmış yerlerinden olup gündüzleri çok sakin bir sokak gibi görünse de, akşam olduğunda tamamen farklı bir atmosfere bürünüyor.



Çok hareketli bir bölge. Her şeyi satan çok sayıda stant: kıyafet, hediyelik eşya, ayakkabı, el sanatları, yiyecekler. Işıklarla süslenmiş tezgahlar, canlı müzikler, sokak boyunca Tayland mutfağının en sevilen sokak lezzetlerini denemek mümkün (tabi ki mideniz kaldırıyorsa). Timsahtan adını bile bilmediğimiz değişik böceklere ve hayvanlara kadar her şey burada.










Khaosan Yolu veya Khao San Yolu, Bangkok, Tayland’ın merkezinde kısa bir cadde, sadece 410 m uzunluğunda ama böyle işlek bir cadde olamaz. Cadde Phra Nakhon Bölgesi’nin Bang Lamphu bölgesinde, Büyük Saray ve Wat Phra Kaew’in yaklaşık 1 km kuzeyinde olup 1892 yılında V. Rama döneminde inşa edilmiştir. “Khaosan”, “öğütülmüş pirinç” anlamına gelir ve eski zamanlarda caddenin Bangkok’un önemli bir pirinç pazarı olduğunu gösterir
Yol boyunca Tayland masajı salonları, küçük hediyelik eşya dükkanları ve özellikle ellerinde reklam panoları ile çağrı yapan mağaza ve dükkan görevlileri Bangkok’un dinamik ruhunu fazlası ile hissettiriyor. Şehri özellikle gece görmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken bir durak.




Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Chao Phraya Nehir Turu
Bangkok’dan ayrılmadan önce Bangkok’u dolaşmanın en basit ama en keyifli yönü olan nehir turunu da yapmadan olmaz dedik. Yüzyıllardır “Kralların Nehri” olarak anılan Chao Phraya Nehri Bangkok’un kalbinde şehre hayat veren en önemli suyolu.

Turlar genellikle 2 saat sürüyor, eğer akşam giderseniz akşam yemeği de dahil oluyor. Akşam tercih ederseniz rezervasyonunuzu gün batımı saatleri olarak seçebilirsiniz. Biz tur ekibi olarak bir tekneyle dolaştık. Siz isterseniz Grand Palace, What Pho ve Wat Arun için tekne kullanabilirsiniz. Tekne durakları nehrin her iki yakasında yer almaktadır. Yanınızda nakit paranız olsun. Kredi kartı kabul etmiyorlar.









Merak edilen sorular
Bangkok’a ne kadar zaman ayırmalı? Bangkok kaç günde gezilir?
Bangkok’u gezmek için çok iyi plan yapmak gerek. Biz turla geldik ve turun programına uymak zorunda kaldık. Bangkok hem kültürel hem de modern yüzüyle çok fazla detaya sahip bir şehir. Buraya aslında yalnız gelinmeli. Bağımsız olarak gezmek isterseniz Bangkok için en az 4 gün hatta uzak bölgelere (antik kent Ayutthaya) gitmek isterseniz 5 gün bile ayırmak gerek.


Bangkok yürüyerek gezilir mi?
Hayır. Neden bu kadar kesin söyledik. Performasınız çok iyi olsa bile öncelikle sıcak ilk engel olacaktır. Şehrin büyük olması da göz önüne alınırsa en iyi yol tuktuk kiralamak, taksi tutmak (taksi için grab) veya en rahat şekliyle tekne veya metro ile hareket etmektir. Tuk tuk kiralarken de pazarlık yapmayı unutmayın.


Bangkok Para birimi nedir?
Ülkenin ulusal para birimi Thai Bahtı. Avro veya dolar üzerinden döviz bürolarından paralarınızı komisyonsuz çevirtebilirsiniz. Ancak mutlaka üç veya dört döviz bürosu gezin. Çünkü her döviz bürosu farklı kur uyguluyor. O yüzden siz siz olun ilk gördüğünüz yerde para bozdurmayın. Önce 4-5 döviz bürosu gezip kur fiyatlarını gözden geçirin.


Elektrik prizleri nasıl?
Tayland’da elektrik gücü Türkiye’de olduğu gibi 220 volt ve 2’li / 3’lü priz kullanılıyor. Herhangi bir adaptör olmadan elektronik eşyalarınızı kullanabilirsiniz.


Yiyecek içecek durumu nasıl?
Turla geldiğimiz çoğu zaman karşılaştığımız durumu anlatalım. Turdaki bazı kişiler biz değişik bir ülkeye geldik, buranın sokak lezzetlerini denemek gerek derler ve hatta denemeyenlere de tuhaf tuhaf bakarlar. Tabi ki bu sizin midenizin ne kadar sağlam olduğu ile ilgili. Ancaaakkkkk özellikle Uzak Doğu’da bizim tavsiyelerimiz; açık su içmeyin. Hatta marketlerden aldığınız kapalı suları da kontrol edin. Çok sıcak da olsa buz kullanmayın. Buz için nasıl bir su kullanıldığını bilemezsiniz. Açık ya da kapalı dondurma yemeyin. Açık dondurmayı anladık ta kapalı dondurmanın nesi var der gibisiniz. Bu bölgede elektrikler çok sık gidip geldiği için dondurmaların eriyip tekrar donma olasılıkları çok fazla. Sokak lezzetlerini de dediğimiz gibi mide-bağırsak sisteminize güveniyorsanız deneyin. Hindistan’da yaşadığımız bir olay aklımıza geldi. Sokak lezzetleri denemeyi çok seven ve kendine çok güvenen kişilerin akşam hastaneye kaldırılıp, serum takılarak 1 gün geçirmeleri ve Tac Mahal’i dahi göremedikleri aklımıza geldi. Bizden söylemesi…….Yaşayabileceğiniz mide sorunlarına karşı tedbir amaçlı yanınıza ilaç almayı unutmayın.


Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza (ücretsiz) abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.



