Hayal defterimizin üst sıralarında yer alan Petra Antik kentine nihayet gitme fırsatı yakaladık. Ürdün’e geliş sebebimiz öncelikle Petra’yı görmek. Tüm gezginlerin, Ürdün denince ilk akla gelen Petra Ürdün’ün en önemli noktası, hatta ulusal simgesi.

Dünyanın en gizemli antik kentlerinden ve Dünyanın 7 harikasından birisi olan Petra için Ürdün’ün göz bebeği desek hiç de yanlış olmaz. Ürdün’e geldiğimizde bizim de ilk durağımız tabi ki Petra oldu. Bugüne kadar birçok antik kent gezdik ama Petra’yı görmek duygusu bambaşkaydı. Ama şimdiden söyleyelim buraya gelenler Petra’yı gezmek için en az 2 gün ayırsınlar. Petra 1 günde gezilecek bir yer değil. Görülmesi gereken çok fazla yer var ve oldukça büyük. Detaylı gezeyim, her yerini göreyim, eeee bir de olmazsa olmaz güzel fotoğraflar çekeyim derseniz 2 gün bile yetmez. Bizim maalesef 1 günümüz vardı.   

Petra’ya geldiğimizde inanılmaz bir kalabalık var. Sabah erken gelmemize rağmen yine de kalabalık.

Otobüsümüzden inip Petra Visitor Centre’a geldik. Burada birçok hediyelik eşya satan yer var. Ama burada hiç oyalanmayın, aşağıda da hediyelik eşya alabileceğiniz yerler var.

Bilet satış ofisi de burada. Rehberimiz biletlerimizi alırken fırsat deyip fotoğraf çekiyoruz.

İki gün ya da daha fazla zamanı olanlar Petra haritasına bakarak planlarını yapabilirler. Bizim o şansımız olmadığı için ne görebilirsek diyoruz.

Biletlerimizi alıp bilet kontrol noktasından geçiyoruz ve Petra’ya ulaşmak için yaklaşık 1-1.5 km lik uzun bir yol yürümeye başlıyoruz.

Yol üzerinde ben yürümeyeyim derseniz atlarla ya da arabalarla inebilirsiniz. Ama yolun keyfini çıkartmak ve görülecek yerlerin olması nedeniyle biz yürümeyi tercih ettik.

https://www.youtube.com/shorts/l2zEo1XijIA?feature=share

Dönüşte çok yorgun olursak araba ile çıkmayı deneriz dedik zaten de öyle yaptık. Aslında yürüdüğümüz yol Vadi Siq ya da daha doğru deyimle Siq Kanyonu. Kanyonun içinden yürürken dağların muhteşemliği, kızıl renkli kayaların azameti ve nasıl oluştukları insanı şaşırtıyor.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Bilet kontrol noktasından geçip Petra’ya doğru giderken gördüğümüz ilk yer Djinn Blocks. Daha yolun başında solumuzda kalan küp şeklinde mezarlar. Arapça’da Jinn kelimesi “ruh” anlamına geldiğinden başlangıçta blokların ruhlar olan Cinleri barındırdığı düşünülüyormuş. Artık bunların mezar veya anıt olduğu düşünülüyor. Burası Bab Al-Siq (Siq Kapısı) olarak adlandırılıyor.

https://www.youtube.com/shorts/MbeKyT3enwY?feature=share

Yine aynı bölgede Djinn Bloklarının karşısında Obelisk Tomb’u görüyoruz. MS 1. yüzyılda Nebatiler tarafından oyulmuş olan Dikilitaş Mezarı. Mezarın üzerindeki dört adet piramit şeklindeki taş, burada gömülü beş kişinin temsil edilmesi için yapılmış. Sembolik temsili olan yarım kabartmalı bir heykelin bulunduğu bir niş bulunmaktadır. Dikilitaş Mezarı görünüşe göre Mısır etkisi altında inşa edildiklerini düşündürüyor. Dikilitaş Mezarı yaklaşık 16 m genişliğinde, 12 m yüksekliğinde. Dikilitaş Mezarı gerçekten görkemli. Ancak burada taş işçiliğine hayran olup fazla takılmaya gerek yok.  

Haydi yürümeye devam. Yürürken Petra için çok önemli olan ve Nebatiler tarafından yapılmış su kanallarını yolun her iki tarafında görüyoruz. Yol üzerinde birçok kabartma heykel yapılmış. Çoğunlukla tanrıları temsil eden heykelleri suyun kutsal olduğu inancından dolayı kanallara çok yakın yapıldığına inanılıyor.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Siq Kanyonunda ilerlerken buranın havasını hissetmeye çalışın. Kayaların görkemli görünüşleri bazı yerlerde sanki birbirlerine değecekmiş gibi yakınlaşmaları, güneşi hissederken birden tamamen gölgede kalmak ve insanı etkileyen ılıman hatta sıcak esen rüzgar gibi bir çok duyguyu bir arada yaşayabiliyoruz.

Bu duygular arasında Petra’ya gelene kadar biraz da tarihinden bahsedelim. Petra MÖ 400 ile MS 106 yılları arasında Nebatilere başkentlik yapmış. Roma İmparatorluğu tarafından işgal edilene kadar başkent olmaya devam etmiş. Ancak 400’lü yıllardan sonra deprem ve ekonomik sıkıntılardan dolayı kent gözden düşmüş ve zaman içinde unutulmuş hatta kayıplara karışmış. Bu nedenle Petra Kayıp Şehir olarak da anılır. Peki diyeceksiniz ki bu şehir niçin kurulmuş? Tarihçiler şehrin yapım amacını uzun zaman bulamamış ancak son zamanlarda Petra’da ki Hazine Dairesi denilen El-Khazne (ki tüm Petra gezilerinde öne çıkan resimdir)’nin altında gizli gömülü bir bölüm olduğu ve bu bölümün kral mezarları olduğu araştırmalar sonucunda kesinleşmiştir. Petra Antik Kenti tarihten silindikten ya da silinme demeyelim de unutulduktan sonra yaklaşık 1000 yıl geçmiş. Ancak 1812’de maceraperest gezgin İsviçreli Johann Burckhardt tarafından yeniden keşfedilmiş. Bu keşifle birlikte kayıp kentin adını batı dünyası duymuş oldu. Böylece Petra eski parlak günlerine dönemese de turistlerin akın akın keşfetmeye gittiği bir yer.

Kanyonda yürürken iki dağın arasından görünmeye başlayan Petra Antik Kenti Lut Gölü’nden Akabe Körfezine kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer alan  2200 yıllık bir şehir. Burası Petra Antik Kenti’nin en çarpıcı, en gözde ve en çok bilinen noktası. Petra yazdığınızda hemen karşınıza çıkan bu fotoğraf yürürken yavaş yavaş karşımızda büyüyor sanki adeta devleşiyor.

Biraz daha ilerleyince insan eliyle kayaların tek tek oyulmasıyla oluşturulmuş olan Hazine (El-Khazne) antik kentin en çok fotoğraflanan noktası. İnsan bu muhteşem ve büyüleyici eser karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor. Durup durup bakmak geliyor. İnanın baktıkça gördüğümüz mimari, desenlerin işlenişi, zarifliği karşısında hayran olmamak mümkün değil.

Ürdün halkının gurur duyduğu, göz bebekleri The Treasury yani Hazine Dairesi 25 m genişliğinde, 39 m yüksekliğinde, MS 1. yy’ın başlarında Aretas IV Philopatris döneminde türbe ve mezar olarak inşa edildiği düşünülüyor. Peki neden bu isim verilmiş dersiniz? Yapının ikinci katında ki dekoratif taş vazoya ilişkin efsanelerden türetilmiş bu isim. Bölge Bedeviler tarafından hazineler içerdiğine inandıkları için “El-Khazne” olarak adlandırılmış.

Tabi bu konuda bir de efsane var. Efsaneye göre Mısır Firavunu ve bazı orduları Kızıldeniz’in kapanmasından kurtulmuş, hazinesi için güvenli bir yer olarak büyü yoluyla Hazne’yi yaratmış. Bu olay, buraya Khazneh el-Far’oun, yani “Firavun’un Hazinesi”denilmesine yol açmış.  El-Hazine’nin ön cephesi, Nebati, Yunan, Pagan ve Mısır kültürünün mitolojik figürleriyle süslenmiş. Mısır tanrıçası İsis’ten, Zeus’un oğullarına ve Amazonlara kadar çok sayıda heykeller ve figürler içeriyor. Girişte Yunan ve Roma mitolojisinde yer edinen ikiz kardeşler Castor ve Pollux kabartmaları, yukarıda ortada Mısır tanrıçası İsis olan bir kadın, tepede balta taşıyan altı adet Amazon tasviri bulunuyor.

Aslında Petra Antik Kentinde Antik Tiyatro, Kraliyet Mezarları, Antik Su Yolu, sütunlu caddeler, anıtsal yapılar, tapınaklar gibi asırlar öncesinden kalan birçok eser var ama nedense insan Hazine dairesi karşısında o kadar kalabalığın içinde en iyi fotoğrafı çekebilmek için takılıp kalıyor. Petra, güneş ışığının düşme açısına göre pembe, kırmızı, sarı, turuncu, kahverengi renkli görüntüsü ise unutulmaz bir manzara oluşturuyor. Renginden dolayı da “Rose City” olarak adlandırılmakta.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Burada ki en güzel fotoğraflar ya da El-Hazne’yi en tepeden gören noktaya çıkmak için Royal Tombs’un sağından oldukça fazla merdiven çıkıp en tepeye çıkmanız lazım. Unutmamanız gereken bir nokta burada size sürekli olarak oraya götürelim, yardımcı olalım diyenlerin etrafınızı sarması. Kibarca hayır demezseniz oldukça sıkıntı çekersiniz.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Her antik kentin olmazsa olmazı amfitiyatroya geldik. Nabateam amfitiyatrosu taşlar oyularak yapılmış. Petra antik kentinin en büyük yapılarından biri olup, asırlardır yaşadığı doğa olaylarına karşılık günümüze kadar gelmeyi başarmış.

Bu güne kadar yaptığımız gezilerde gördüğümüz birçok amfitiyatrodan daha iyi durumda. Tiyatro 95 m çapı ve 10 bin seyirci kapasitesine sahip ve UNESCO dünya mirası olarak korunmaktadır.

https://www.youtube.com/shorts/49HaTBE7SBU?feature=share

Tiyatronun tepesine çıkan dolambaçlı yol sayesinde eşsiz dağ ve kanyon manzarası da tepeden görülmektedir.

Antik Tiyatro’ya bakan Jabal al-Khubtha dağ kitlesinin yüzüne yontulmuş mozoleler dizisi Royal Tombs yani Kraliyet Mezarları oldukça etkileyici.

Zaten Petra Antik Kentinin her köşesi ayrı büyüleyici. Toplamda 4 tane mezar bulunuyor. Bu mezarlar sırasıyla Urn Mezarı, İpek Mezarı, Saray Mezarı ve Korint Mezarı.

https://www.youtube.com/shorts/hAmRoQPmS_w?feature=share

Biz buradan daha ötelere gidemedik. Hem vaktimiz yok hem de ilk gün için oldukça yorucu oldu.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Petra Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir?

Öncelikle Ürdün’e gelmek gerekir. Ürdün Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Pasaportunuzun geçerliliği en az 6 ay olmalı. Uçak ile direkt uçuş ile başkent Amman ya da Akabe’ye gelebilirsiniz.

Biz Akabe’ye geldik. 1 gece konaklayıp hemen sabahında Petra’ya ulaştık. Biz tur otobüsü ile hareket ediyoruz ama sizler için araştırdık. Öncelikle burada araç kiralarsanız  çok rahat edersiniz.

Araç kiralamadınız ve siz Amman’a geldiniz. Amman’dan Petra’ya ulaşmak için toplu taşımayı tercih ettiniz. Toplu taşıma olarak JETT Otobüs firmasını kullanın. JETT otobüs şirketi Petra ve Amman arasında klimalı, temiz otobüsleri ile hizmet veriyor. Amman-Petra günlük otobüs seferleri sabah saat 06.30/ Petra-Amman dönüşü ise akşam saat 17.00.

Otobüsle Wadi Musa Otobüs İstasyonu’na geldiniz. Buradan Petra’ya ulaşmak için taksiye binmeniz gerek. Ama pazarlık yapmadan binmeyin. Petra buradan çok uzak değil sadece 2 km. Ama yürümeye değmez. Çünkü Petra giriş noktasından sonra zaten 1.5 km yürüyeceksiniz. Enerjinizi Petra’ya saklayın deriz.

Eğer Akabe’den geliyorsanız yine JETT Otobüs firmasını kullanın. Akabe-Petra için her sabah saat 8.30’da Mövenpick Hotel’in yakınından otobüs kalkıyor. Akabe-Petra arası 1.5 saat sürüyor.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Petra Antik Kentine giriş ücretli 

Giriş için biletlerinizi hem internetten, hem de ziyaretçi merkezindeki gişelerden alabilirsiniz. Petra Antik Kentine bireysel geldiyseniz bilet alırken pasaportunuz yanınızda olsun.  Biletler nakit veya kredi kartı ile alınabiliyor. Kredi kartı ile alırsanız %2 komisyon var. Kuyruk bekleyerek vakit kaybetmek istemezseniz biletleri internetten alın. Kuyrukta kaybedeceğiniz vakti Petra’yı gezmeye ayırın.

Petra’nın giriş ücreti ile ilgili ilginç bir durum var. Eğer Ürdün’e, sadece Petra’yı görmek için geldiniz ve geldiğiniz gün Petra’ya giriş yaptınız, bilet ücreti biraz artıyor (90 JOD). Ama ülkeye giriş yaptıktan sonra en az 1 gece Ürdün’de konaklarsanız fiyatlar düşüyor (50 JOD). Bu biletler sadece Petra’ya giriş için kullanılabiliyor. Vaktiniz var ise 2 günlük ya da 3 günlük bilet alın. Burada günlerin art arda olduğunu unutmayın.

Petra by night’a katılmak isterseniz ayrıca giriş bileti almak şart.

12 yaşından küçük çocuklara giriş ücretsiz.

Petra’yı golf arabaları ile gezmek isterseniz ayrıca ücret ödemeniz gerek. Tavsiyemiz giderken yol yokuş aşağı olduğu için yorucu değil. Ama dönüşte çok yorulacağınız için en azından bizim için öyleydi. Golf arabası ile dönebilirsiniz. Biz öyle yaptık.

https://www.youtube.com/shorts/ZI-SbYfXtlk?feature=share

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Petra Antik Kenti ziyaret saatleri yaz aylarında her gün 06.00-18.00, kış aylarında ise 06.00-16.00. Her zaman size bir yere giderken erken gelin kalabalığa kalmayı diye tavsiye ederiz. Ama bu defa tavsiyemiz farklı. Petra sabah çok erken saatlerde kalabalık açısından iyi ama iyi fotoğraf çekebilme açısından kötü. Çünkü Petra dağlar arasında olduğundan El-Hazne’ye saat 11 sonrası güneş geliyor. Yani çok erken gitmenin anlamı yok.

Petra Antik kenti hakkında bilinmesi gerekenler.

Petra muhteşem bunu sıkça tekrarladık. Ama gerçekten büyüleyici bir yer. 1985 yılında Unesco Dünya Miras listesine girmiş, 2007 yılında ise fazlasıyla hak ettiği Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri seçilmiş.

Petra şehrine kayaların kızıllığından dolayı Gül Şehri, Kızıl Şehir gibi isimler de veriliyor. Ancak güneş ışınlarının geliş zamanına göre sarı, turuncu renkte de görünebiliyor.

Petra pek çok filmde yer almış. Indiana Jones Son Macera, Mortal Kombat, Mumya Geri Döndü, Transformers Revenge of The Fallen, Spiritual Warriors gibi popüler filmler çekilmiş.

Petra İçin Kaç Gün Ayırmak Gerekli?

Bu sorunun cevabı tamamen size bağlı. Ama kesin olan bir şey var ki 1 tam gün ayırmanız gerekli. Sonrası sizin görmek istediğiniz yerler göre değişkenlik göstermekte.  Öncelik tabi ki El Khazne yani Hazine’yi görmek ve en iyi şekilde fotoğraf çekebilmek. Eğer yukarıdan çekmek isterseniz işte yine sizin kondüsyon ve fiziksel efor gücünüz devrede. Tabi burada harcayacağınız zaman da önemli.  

Petra çok büyük bir yer. Görülmesi gereken çok yer var. Eğer siz ben Ad Deir’eyi de görmek istiyorum derseniz oldukça fazla zamana ihtiyacınız var. Ad Deir Petra’nın neredeyse El Khazne’ye göre en son noktası. Geze geze ulaşmak gerçekten zor.  Yani her ikisini görmek demek zaten Petra için iki gün harcamak anlamına geliyor.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Haydi gelmişken bir de Petra’nın gece görünüşünü göreyim derseniz belki bir üçüncü güne ihtiyaç olacak. Vaktiniz varsa burayı gece görmek için zaman ayırın. Biz yapamadık. Petra’nın gece nasıl göründüğünü göremedik. Petra’nın gece görüntüsü belirli günlerde yapılıyor. Gece görüntüsü aslında Petra’nın belirli bölümlerinin mumlar ile aydınlatılması. El Khazne ve As-Siq yolu haftanın bazı günlerinde ışıklandırılıyor. Yani yüzlerce mum yakılıyor. Toplamda yakılan mum sayısı 1500 deniliyor. Petra by Night’a giriş ayrı ücretli. Biletler Ziyaretçi Merkezindeki bilet gişesinden satın alınabiliyor. Eğer içeri girdiniz ve o gün Petra’nın ışıklandırılma günü yine gişeye gidip bilet almanız gerekli. İçerdeyim, nasılsa izlerim deme şansınız yok. Biletler Visitor Center’dan 19.30-20.30 saatleri arasında alınabilir. Ama bu da sorun olmuyor. Antik kent içinde iseniz birileri biletleri ayarlıyor. Gece için önceden rezervasyon yapılmıyor. İşte bizim de göremediğimiz Petra’nın gece görünüşü.

Fotoğraf: http://www.tatilmadeni.com/119-urdun-petra-turu.html

Petra’yı Gezerken Yanınızda Olması Gerekenler

Petra Antik Kenti’ni gezmeye başlamadan önce yanınızda mutlaka olması gerekenler. Bazıları zaten gezginlerin her zaman bildiği ve uyguladığı şeyler ama Petra geçekten zorlu bir parkur olacağı için biraz daha özen gösterilmeli deriz. Gerekenler listesine gelince;   

Su. Hemen ve en önce liste başına bunu koyduk. Çünkü parkur zorlu dedik ve aşağıya inmeye başlayınca su alabileceğiniz yer yok.

Atıştırmalıklar ya da abur cubur şeyler. Zorlu parkurda ve gün boyunca acıkacağınız için gerekli.  

Sağlam ve çok rahat yürüyüş ayakkabısı, güneş kremi, şal, şapka, gözlük, sırt çantası. Bilet gişesinden Petra haritasını alın. Her ne kadar Petra’nın duvarından çektiyseniz de bir harita olması yararlı.

Petra ‘dan ayrılırken hediyelik dükkanına uğramadan olmaz.

Videolar You Tube Kanalımızda. Kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bizi Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.