Beşparmak Dağındaki Efsane Tank

Tankın dağda olmasının neresi efsane diye düşünenler bu olayı hiç duymamış demektir. Haydi hatırlayalım. Bu tankın hala orada olduğunu ilk kez televizyonda duyduğumuzda kesin görmeliyiz demiştik.

Henüz daha çocuk denecek yaşta olmamıza rağmen unutamadığımız günlerdi. Bu tarihten önce başlayan Kıbrıs’taki soykırımda, dönemin Kıbrıs Başbakanı Rauf Denktaş Türkiye’den yardım ister. 20 Temmuz 1974 sabahını dün gibi hatırlarız. Ege’de kamptaydık. Sabah hepimizi yemekhanede topladılar ve Türkiye Kıbrıs’a karadan ve havadan çıkartma yapıyormuş. Televizyonda dönemin Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit sonradan çok daha iyi kavradığımız tarihi konuşmasını yapıyor. 20-22 Temmuz tarihlerinde yapılan harekat Kıbrıs Barış Harekatının ilk bölümüydü.

8-13 Ağustos 1974 tarihlerinde Cenevre’deki müzakerelerden sonuç alınamayınca 14 Ağustos 1974 günü dönemin Dış İşleri bakanı Turan Güneş Ankara’ya Ayşe tatile çıksın dediği şifreli konuşma ile 2. Kıbrıs Barış Harekatı başladı. İşte akıllardan hiç çıkmayan bu söz şifreydi. Çoğu kişi o gün söylenen bu sözü bugün söylenmiş gibi hatırlar. 

Dönelim bizim efsane tanka. Görmeyenler bunun kulaktan kulağa anlatılan bir efsane olduğuna inanırlar. Ama bu tank gerçektir ve hala orada durmaktadır.

Beşparmak dağlarında Selvili tepe’de 1024 m yükseklikte dik ve sarp bir kayanın üzerinde o gün yaşananları anlatırcasına hala dimdik duran düşman kuvvetlerini püskürten efsane tankın görevli askerleri Tank Komutanı Tank Üsteğmen Mahmut Şanlıtürk, Tank Onbaşı Gürler Erdağ, Tank Er Abdülkadir Kurt ve Tank Er Recep Doğanyiğit’tir.

Birlikte komutan ile asker arasında geçen konuşma ise

Birliğin komutanı, tankın sürücüsü kahraman askere;
– Evladım bu tankı buraya nasıl çıkardın? diye sorunca.
Asker;
– Komutanım, o anda gözlerimin önünde engelsiz dümdüz bir yol göründü. Rumlar kaçıyordu, ateş ede ede buraya öyle çıktım.
Komutan Mehmetçiğe emreder.
– Tankı indir.
Er cevap verir.
– O yolu görmeden nasıl indireyim komutanım.

İşte böyle efsane tankı görmek üzere yola çıktığımızda aklımızda hep o günler ve çocukken yaşadığımız bu anlar canlandı. Tanka çıkış yolu oldukça dar ve virajlı. Yaklaşık 20 km. Gideceklerin çok dikkatli olması lazım. Bizim dar bir yoldan bu kadar zor koşulda çıktığımızı düşünürsek o zaman yol olmayan bir yoldan bu kadar yükseğe bu tankın çıkması gerçekten mucize ve efsane değil mi?

“Bu Tank, Türk’e has atılganlık ve cüretkarlığın anıtlanmış bir örneği ve simgesidir. 02 Ağustos 1974 günü yapılan Lapta muharebelerinde düşmanı yan ve gerisinden vurmak için görevlendirilen, özel görev kuvveti’ne mensup bu tank; St. Hillarion bölgesinden, dar ve namüsait bir yolu kullanarak ve karanlığa sarkan bir zamanda (saat 21:15 sıralarında) buraya kadar gelmiş ve düşmanın yol üzerine döşediği mayına basması sonucu tahrip olmuş, bilahare arkadaki diğer bir tank tarafından da, yolun açılması maksadıyla buraya itilmiştir.”

Tankın çevresinde dolaşıp zirvenin dikliğini ve tankın paletlerini görebilirsiniz.

Oradan gururla ayrılırken bu efsane tankın destanı dilden dile anlatılacaktır. Selam olsun bu destanı bize kazandıran Mehmetçiklerimize.

Vaktiniz varsa tank ve çevresinde güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Peki mucize tanka nasıl gidilir? Tank yolu asfalt ancak virajlı ve biraz dar bir yol. Lefkoşa ve Girne’den ulaşabilirsiniz. Lefkoşa-Girne Boğaz Yolu üzerinde, St. Hilarion Kalesi kavşağından çıkış yaparak ulaşabilirsiniz. Ormanın manzarası, içinize dolduracağınız havası ile güzel ve gittiğinize değecek bir yolculuk olacaktır.

St. Hilarion Kalesi (St.Hilarion Castle)

Saint Hilarion Kalesi, Beşparmak dağları üzerindeki üç kaleden en batıda olanıdır. St. Hilarion Kalesi Kıbrıs’ta ada halkını Arap akınlarına karşı uyarmak ve korumak için dağların en yüksek noktalarına yapılan kaleler zincirinin bir halkasıdır. Bu koruma Buffavento ve Kantara Kalelerini içermektedir. Kale Lüzinyan döneminde geliştirilmiştir. Diğer kalelerden farklı olarak hava sıcak olduğunda bahçenin serinliği ve Kıbrıs’ın  en güzel manzaralarını görme şansının olmasıdır. Kale 1489’da Venediklilerin Kaleyi ele geçirmesi ile terk edilmiştir.

Kale değişik yükseltilerde kurulu 3 ana bölümden oluşmuştur. I.Bölüm Asker, kale çalışanları i.in yapılmış sarnıç, ahır odalarından oluşur. Ana girişi koruyan Barbikan (Savunma Yeri) ile başlayan bölüm at nalı şeklinde yapılan kuleler ile güçlendirilmiştir.

Kaleden girdiğinizde tanıtım ofisinde kale ile ilgili görsel bilgilere ulaşabilirsiniz.

İkinci bölüme doğru ilerliyoruz.

II.Bölüm Kilise, Kraliyet sarayı ve holü bulunmaktadır.

Bu bölümdeki Bizans Kilisesi etkileyici mimariye sahiptir.

Mutfak ve kiler de II. bölümdedir.

III. Bölüme gitmek biraz daha zor.

III. Bölüm sık merdivenli ve çok dik. Ama tırmanışı kolaylaştırmak için zigzag çıkışlar oluşturulmuş. Dik bir yürüyüş yolu ile yukarı doğru çıkmaya başlarsınız.

İç bahçede Kraliyet odaları ve eşsiz manzaralar ile sonlanır.

Mükemmel manzara sizinledir.

Zirve denizden 732 m yüksekliktedir. Bahçeden kısa bir tırmanışla en yüksek zirveye ulaşılır. Yalnız çıkarken ve inerken çok dikkatli olunması gerekir. 

Aşağı doğru inerken Prens John Kulesini ziyaret edebilirsiniz. Kalede Prens John ile ilgili üzücü bir olay anlatılır.  Prens John’un uçurumdan atılarak öldürülmesi olayının Prens John Kulesi olarak bilinen yerde yaşandığı tahmin edilmektedir.

Ancak gerçekten zor bir tırmanma sizi beklemekte. Kondüsyon ve özellikle dizlerine güvenenler için eşsiz bir yer.       

Prens John kulesinden manzaralar

Kalede gördüğümüz bir tabloda kalenin bir özelliğini daha öğreniyoruz..

Walt Disney “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” çizgi filmini yaparken bu kaleden esinlenmiş. Disney çizgi filmlerinin çoğunda resmedilen kuleler, kaledeki kulelerle büyük benzerlikler göstermektedir.

Kaleden aşağıya inerken Kale Komutanı Odası ve Atölye’ye gidiyoruz.

Veee kaleden yavaş yavaş çıkıyoruz.

St. Hilarion Kalesine Kış sezonunda son giriş saat 14.00. Kalenin kapanış saati ise 15.30.